2023 Genel Seçimlerinin Ardından – Ersin Kalaycıoğlu


Türkiye’de siyasetteki değer, inanç ve tutumların kaynağını oluşturarak dini, mezhebi ve etnik kimlikler kullanılarak seçmen kitlelerine duyarlı oldukları hususlarda gayet etkili olabilen duygu içeriği yoğun mesajlar gönderilerek seçmenler seferber (mobilize) edilebilmektedir.

Giriş

Türkiye 1945 yılından beri yirminci, 16 Nisan 2017 halk oylamasıyla son siyasal rejimi gerçekleştirdiğinden beri de ikinci çok partili seçimleri 14 Mayıs 2023 genel ve 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleriyle tamamladı.

2023 seçimleri 2018’le benzer bir siyasal rejim ortamında yapıldı. İlk kez özgür ve hakça olarak yapılan 14 Mayıs 1950 çok partili seçimlerinden çok farklı, ama 2018 genel seçimlerine oldukça benzer bir içerikte olan bu seçimleri en makul ölçülerde 2018 genel seçimleriyle karşılaştırarak anlayabiliriz.

14 Mayıs 1950 seçimleri ilk kez kurulan bağımsız ve tarafsız bir yargı organı olan Yüksek Seçim Kurulu’nun denetiminde yapıldı.

İktidar ve muhalefet aynı medya araçlarını eşit koşullarda kullandı ve özgürce kendi program ve görüşlerini seçmene açıklama fırsatını buldu. Sandık kurulları parti temsilcilerinden oluşmuştu, seçmenler oy kullandıkları sandıklarda açık sayımı izlemek fırsatını da bulmuşlardı. Seçim mevzuatı çoğunluk esasına dayalı olarak düzenlenen seçimlerde hemen hemen her seçim çevresinde nüfusa paralel sayıda Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) sandalyesi mevcuttu. Hem muhalefet hem de iktidar seçim sonuçlarını meşru olarak kabul etti.

24 Haziran 2018 genel seçimleri Olağanüstü Hal (OHAL) koşullarında, özgür ifadenin kısıtlı olduğu, muhalefet ve iktidarın eşit olmayan koşullarda yarıştığı seçimlerdi. Ayrıca, 1983’te kabul edilen 1982 Anayasası sonrası seçim mevzuatına göre her ile bir TBMM sandalyesi, ildeki seçmen sayısından bağımsız olarak veriliyor; ondan sonra ildeki nüfusa göre ikinci veya üçüncü sandalyeler de buna eklenebiliyordu. Böylece nüfusu tek bir milletvekili çıkartmaya yetmeyen illerin bile meclis sandalyeleri olabiliyor, az nüfusulu illerdeki seçmenin oyu adeta çok nüfusulu illerdeki seçmenin bir veya birkaç katına yükseltiliyor; bir kişi bir oy temel demokratik seçim ilkesi kökten zedeleniyordu. 2018 seçimlerine gelinceye kadar kullanılmış olan bu uygulama,

Sayı: 153
Sayfa Aralığı: 29-34

Bu makalenin tamamını okumak için satın almalısınız.

Ersin Kalaycıoğlu, Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi ve Bilim Akademisi üyesidir. Uzmanlık alanı karşılaştırmalı siyaset, Türk siyasal hayatı olup araştırma alanı siyasal katılma ve siyasal temsildir. Halen Siyasi İlimler Türk Derneği ve Bilim Akademisi yönetim kurulu üyesi olup 2004 – 2007 arasında Işık Üniversitesi Rektörü olarak görev yapmıştır. Türkçe yayınlanmış beşi A. Y. Sarıbay’la birlikte derleme olan yedi kitabı, ikisi Ali Çarkoğlu ile birlikte yayınlanmış üç İngilizce kitabı ve 2021’de yayınlanmak üzere kabul edilmiş bir İngilizce telif eser kitabı vardır. Kalaycıoğlu’nun Comparative Political Studies, Legislative Studies Quarterly, South European Society and Politics, Southeast European and Black Sea Studies, and Turkish Studies gibi dergilerde yayınlanmış çeşitli bilimsel makaleleri bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.