İTD 138. Sayı – Enflasyonla Mücadele


İTD Nisan sayısının matbaaya gideceği gün enflasyon rakamları açıklandı. TÜFE yıllık bazda %61,14; Yİ-ÜFE ise %114,97 arttı. TÜFE’de yıllık bazda en yüksek fiyat artışı %99,12’yle ulaştırmada; Yİ-ÜFE’de ise sanayinin dört sektörü arasında en yüksek fiyat artışı elektrik, gaz ve buharda %228,94 olurken, ana sanayi grupları arasında %214,87’yle enerji sektöründe gerçekleşti. Hükümetin enflasyonla mücadele yöntemi olarak seçtiği sektör ise fiyatların %70,33 arttığı gıda sektörü. İzlediği yol ise daha çok polisiye müdahaleler. 

Enflasyona karşı yürütülen bu politikanın sonuç vermeyeceğini elbette siyasi erk de biliyor. Çünkü enflasyonu çift hanelere taşıyan enerji, ulaştırma gibi sektörlerde fiyatları kendisi belirliyor. 

Türkiye, sadece tutarsız para ve maliye politikalarının değil, aynı zamanda yanlış özelleştirme politikalarının da acısını çekiyor. Özelleştirmelerdeki en büyük yanlış, devletin tekel ya da egemen olduğu sektörlerde, özel sektör tekeli yaratmak oldu. Üstelik bu yapılırken şirketlerin finansal yapıları iyi incelenmedi. Bunun neden olduğu zararı anlatmaya bile gerek yok, Türk Telekom örneği önümüzde. 

İTD’nin Nisan sayısı fiyatlara müdahale ve rekabet ağırlıklı çıkıyor. Yine iyi yazılar okuyacaksınız. Destek veren tüm akademisyenlere teşekkür ediyoruz. Kapak konumuzla ilgili olarak, Rekabet Kurumu Başkanı Sayın Birol Küle’den görüş istek. Bizleri kırmadı, konuya akademik olarak yaklaşan bir makale gönderdi; kendisine teşekkür ediyoruz. Bu sayımıza, Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ da yazı verme nezaketini gösterdi, katkıları için kendisine teşekkür ederiz. 

Sosyal Bilimciler Konuşuyor köşemizin bu sayıdaki konuğu Prof. Dr. Ergun Türkcan’dı. Ergun Türkcan benim gibi birçok akademisyenin hocasıdır. İnanılmaz enerjisi bizlere örnek oluyor. Yayınevi’nde onunla birlikte olmak, sohbet etmek çok keyifliydi. Hocama nezaketinden ve verdiği katkıdan dolayı minnettarım. Yuvarlak Masa’da ise, Serdar Sayan’la konuğumuz Prof. Dr. Timur Han Gür oldu. Bu tartışmayı da bir solukta okuyacağınızı düşünüyorum. 

İTD, EfilJournal ve Efil Yayınevi olarak tüm zorluklara rağmen fark yaratmaya devam ediyoruz. Gücümüzün kaynağı iktidar ya da muhalefet partileri, holdingler, cemaatler, fonlar, belediye kaynakları değil, sadece okuyucularımız ve bize destek veren akademisyenler. Bundan dolayı bağımsız yayıncılığın az kalan örneklerinden birisiyiz. Siz de dergimizi okuyarak bağımsız yayıncılığa destek veriyorsunuz. Sağ olun. 

Sağlıkla, sevgiyle ve okuyarak kalın. 

Bir cevap yazın