Küresel Cinsiyet Eşitsizlikleri Sürüp Giderken Türkiye’nin Hal-i Pürmelali – Bayram Ali Eşiyok


Kadını esas olarak annelik ve aile temelinde el alan arkaik erkek egemen toplumlar, kadınların iş gücüne katılma oranının düşük olmasını belirleyen en temel öge. Kadının kaç çocuk doğuracağından nasıl giyineceğine uzanan geniş bir yelpazede üretilen bu erkek egemen bakış, kadını iktisadi ve toplumsal hayatın dışına savuruyor.

Sanayi Devrimi’yle birlikte kadının iktisadi faaliyetlere katılması önceki dönemlerle kıyaslanmayacak kadar hızlandı. Sanayi Devrimi öncesinde temel olarak ücretsiz aile işçisi olarak ekonomik faaliyetlere katılan kadınlar, Sanayi Devrimi’nin artan iş gücü talebi sonucunda bu kez ücretli iş gücü olarak yer almaya başladılar. Ancak 1. Sanayi Devrimi genel olarak iş gücü açısından, özel olarak da kadın ve çocuk emeği açısından tam bir karabasana (uzun çalışma saatleri, sağlık açısından uygun olmayan iş yerleri, düşük ücretler vb.) dönüştü…

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 131
Sayfa Aralığı: 80-86

Bu makalenin tamamını okumak için satın almalısınız.

Bir cevap yazın