Türkiye’de siyaset Mart ayından itibaren iki farklı rayda, adeta birbirinden tamamen bağımsız ve hatta taban tabana zıt söylem ve edimlerle gelişen anlaşılması giderek güçleşen ve usa vurmayı giderek zorlaştıran bir içerik edindi. Bir yanda İstanbul Büyük Şehir Belediyesi (İBB) Başkanı ve çalışanlarını hedef alan bir etnik terör ve yolsuzluk soruşturması başlatıldı. Hemen hemen aynı zamanda ve adeta ona paralel olarak etnik terör örgütü kurarak yönetmek ve terör eylemleriyle onbinleri öldüren ve sakat bırakan bir hükümlünün muhatap alınarak onun kurduğu örgütün kendisini feshetmesiyle kardeşlik, demokrasi ve hukuk devleti kurmak savına dayalı bir başka süreç iktidardaki Cumhur İttifakı’nın önde gelen iki partisi olan AKP ve MHP ile hükümlü Abdullah Öcalan ve meşru demokratik siyasetin bir unsuru olan DEM parti arasında başlatıldı. Böylece, CHP’nin İstanbul’un ilçelerindeki belediye başkanları ile DEM arasındaki 2024 yerel seçimler ittifakı ve ona yol açan görüşme ve uzlaşılar teröre destek, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine saldırı, düşmanlık vb. olarak takdim edilirken, AKP ve MHP ile hükümlü Abdullah Öcalan ve DEM’le yapılan görüşmeler ve uzlaşı arayışı kardeşlik, milli dayanışma ve demokrasiyi geliştirmek olarak takdim edildi. Buradaki yaman çelişki ve tezatın bir müddet sonra AKP ve MHP seçmenine de anlatılmakta zorlaşmış olması söz konusu olduğundan CHP İstanbul İlçe Belediye Başkanları için yapılan bu suçlamalar ortadan kaldırıldı.






Bir cevap yazın