Parasal Olan ve Parasal Olmayan Cömertlik Üzerine – Hande Erkut


Hayatta insanlara yardım etmek için karşımıza pek çok fırsat çıkıyor ve bunları değerlendirirken seçici davranıyoruz.

Sokakta yürürken tanımadığınız birinin sizden 20 lira istediğini düşünün. Ona nasıl karşılık verirdiniz? Şimdi de yine tanımadığınız başka birinin sizden valizini taşımaya yardım etmenizi istediğini düşünün. Buna tepkiniz ne olurdu? Sizce para isteyen kişiye mi, yoksa valizli kişiye mi yardım etme olasılığınız daha yüksek? Daha önemlisi, neden yardım etme olasılığınız iki durum için farklılık gösteriyor?

 Hayatta insanlara yardım etmek için karşımıza pek çok fırsat çıkıyor ve bunları değerlendirirken seçici davranıyoruz. Parayla ilgili konularda yardım etmekten kaçınırken, parayla ilgili olmayan yardımlarımız konusunda (tanımadığımız bir kişiye yol tarifi vermek, ağır bir valizin ucundan tutmak vb.) daha cömert davranıyoruz. Oysa parasal yardımlarımız gibi, parasal olmayan yardımlarımızın da bize maliyeti olduğunu düşünürsek, neden birini diğerine tercih ettiğimiz ilk bakışta anlaşılabilir değil. 

Bu makalemde (Erkut, 2022), insanların parasal olmayan alanlarda daha cömert olup olmadığını ve parasal olan ve olmayan yardımlarındaki olası bir farklılığın altında yatan nedenleri araştırdım. Araştırmamda bir dizi ekonomik deney kullandım. Çalışmamda deneysel yöntemler kullanmamın nedeni gündelik hayatta cömertliği etkileyebilecek etmenleri (karşılıklılık beklentisi, sosyal imaj vb.) ortadan kaldırarak, cömertlikle ilgili kontrollü ölçüm yapabilmekti. Cömertliği ölçmek için deneysel iktisatta genel geçer bir yöntem olan diktatör oyununu kullandım. Diktatör oyununun en basit halinde iki denek eşleştirilir, ve deneklerden birinden bir miktar parayı kendisi ve diğer denek arasında bölüştürmesi istenir. Rolü “diktatör” olan denek parayı istediği gibi paylaştırmakta serbesttir. İsterse bütün parayı kendine alabilir, isterse bir kısmını ya da hepsini diğer deneğe verebilir. Oyunun sonunda iki denek de diktatörün seçimi doğrultusunda paylarını alır ve oyun biter. Bu oyunda diktatörün cömertliği, diğer deneğe verdiği para miktarıyla ölçülür. 

Çalışmamda deneklerin, parasal ve parasal olmayan alanlardaki cömertlik düzeylerini karşılaştırdım. Parasal alandaki cömertliği, yukarıda diktatör oyunu için anlatıldığı gibi ölçtüm. Parasal olmayan alandaki cömertlikleri ölçülen diktatörler ise para yerine yüksek desibelli ve rahatsız edici bir sesin (90 dB, 2083Hz) dinleme süresini kendileri ve diğer denek arasında bölüştürdüler (örneğin, 20 dakikalık sesin kaç dakikasını kendilerinin, kaç dakikasını ise diğer deneğin dinleyeceğine karar verdiler). Bu oyunda diktatörün cömertliği, rahatsız edici sesi ne kadar süre kendisi dinlemeye karar verdiğiyle ölçüldü. 

Çalışmamın sonuçları deneklerin rahatsız edici sesi bölüştürürken para bölüştürmeye kıyasla çok daha cömert olduklarını gösteriyor. Denekler sesi çoğunlukla yarı yarıya paylaşırken, paranın büyük kısmını kendilerine alıp küçük bir kısmını diğer deneğe verdiler. 

Çalışmamın geri kalanında insanların parasal olmayan alanlarda neden daha cömert olduğunu açıklayabilecek üç etmeni araştırdım. Bunlardan ilki rasyonellikle ilgili. İktisadın temel varsayımlarından biri rasyonel bireylerin kararlarını verirken kendi tercihleri doğrultusunda, kendileri için en iyi olan kararı verebiliyor olmalarıdır. Deneysel yazın bize insanların parasal alanda verdikleri kararlarda rasyonel davrandıklarını gösteriyor (Andreoni ve Miller, 2002).1 Acaba insanlar parasal olmayan kararlarında da rasyonel davranıyorlar mı? Eğer davranmıyorlarsa, bu durum parasal olmayan alanlardaki cömertliklerini açıklayabilir mi? Daha basitçe sormak gerekirse, insanların parasal olmayan alanlarda daha cömert olmalarının nedeni birtakım karar hataları mıdır? Bu soruyu cevaplayabilmek için, modifiye edilmiş bir dizi diktatör oyunu (Andreoni ve Miller, 2002) yardımıyla insanların rasyonel davranıp davranmadıklarını ölçtüm. Sonuçlar insanların büyük bir kısmının parasal olmayan alanlarda daha az rasyonel davrandıklarını gösterdi. Fakat yaptığım analizlerle bunun parasal olmayan alanlardaki cömertliklerinin nedeni olmadığını saptadım. Sonuçlar tamamen rasyonel davranan insanların bile parasal olmayan alanlarda daha cömert olduğunu gösterdi. 

Araştırdığım ikinci etmen insanların parasal olmayan nesnelere ve deneyimlere biçtikleri parasal değerle ilgili. Eğer insanların bir şeye sahip olmak için biçtikleri değer, ona başka birinin sahip olması için biçtikleri değerden farklıysa, bu şeyi paylaştırırken cömert davranmalarına anlam verebiliriz. İnsanların rahatsız edici sese biçtikleri parasal değeri ölçmek için Becker- DeGroot-Marschak yöntemini (Becker vd., 1964) kullandığım bir dizi deney yaptım. Sonuçlar, insanların sese biçtikleri parasal değerin kendileri ve diğer insanlar için farklı olmadığını gösterdi, dolayısıyla bu alandaki cömertliklerinin biçtikleri değerden kaynaklanmadığı ortaya çıktı. 

Araştırdığım üçüncü ve son etmen insanların parasal ve parasal olmayan alanlardaki toplumsal normları. Eğer iki alandaki toplumsal normlar farklıysa, insanların cömertlikleri normlar doğrultusunda değişiklik gösterebilir. İnsanların parayı ve sesi bölüştürmeleriyle ilgili toplumsal normlarını Krupka & Weber yöntemini (Krupka ve Weber, 2013) kullanarak ölçtüm. Sonuçlar insanların parasal alanda açgözlülüğü parasal olmayan alanlardakine kıyasla toplumsal olarak daha kabul edilebilir bulduğunu gösterdi. Örneğin, bir miktar paranın küçük bir kısmını başkasına vermenin, rahatsızlık verici bir sesin çoğunu başkasına aktarmaktan çok daha kabul edilebilir olduğu ortaya çıktı. Yaptığım analizlere göre ölçtüğüm toplumsal normlar, deneklerin diktatör oyunundaki davranışlarını başarılı bir şekilde tahmin edebiliyor. 

Sonuç olarak, insanlar parasal olmayan bir alanda, parasal bir alanda olduklarından daha cömertler ve bu sonuç toplumsal normlarla açıklanabiliyor. Çalışmam, paranın ve daha genelinde piyasa mekanizmalarının insanları daha açgözlü davranmaya itebileceği üzerine yazında yer alan diğer bulguları (örneğin Gneezy ve Rustichini 2000; Falk ve Szech 2013) destekliyor. 

Peki bu bulgular ışığında ne gibi somut tavsiyeler verebiliriz? Örneğin, küresel ısınmayı önlemek için insanlardan karbon salınımı izinleri satın almalarını önermek yerine, kendileri zaman ayırıp kişisel atıklarını geri dönüştürmelerini önerebiliriz. Ya da bir sosyal sorumluluk projesine para yardımında bulunmalarını önermek yerine, projeye katkı sağlayacak etkinliklere katılmalarını önerebiliriz. Sonuç olarak, eğer insanların birbirlerine ve topluma faydalı bir şekilde davranmalarını istiyorsak, çeşitli katkı mekanizmalarını parasal olmayacak biçimde ve toplumsal normları göz önünde bulundurarak tasarlamak yararlı olacaktır. 

Son Not 

  1. Burada rasyonellik insanların karar verirken fayda fonksiyonlarını maksimize etmeleri üzerinden tanımlanmıştır. 

Kaynakça 

Andreoni, J., Miller, J., 2002. Giving according to GARP: an experimental test of the consistency of preferences for altruism. Econometrica 70 (2), 737–753. 

Becker, G., Degroot, M.H., Marschak, J., 1964. Measuring utility by a single-response sequential method. Behavioral Science 9 (3), 226–232. 

Erkut, H. (2022). Social norms and preferences for generosity are domain dependent. Games and Economic Behavior, 131, 121–140. 

Falk, A., Szech, N., 2013. Morals and markets. Science 340 (6133), 707–711. 

Gneezy, U., Rustichini, A., 2000. A fine is a price. The Journal of Legal Studies 29 (1), 1–17. 

Krupka, E.L., Weber, R.A., 2013. Identifying social norms using coordination games: why does dictator game sharing vary? Journal of the European Economic Association 11 (3), 495–524. 

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 139
Sayfa Aralığı: 62-64

Bir cevap yazın