Günümüz dünyası, birbirini tetikleyen krizlerin ortasında. İklim krizi, yalnızca ekolojik bir yıkım yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda küresel yoksulluğu derinleştiriyor; kaynaklara erişimi kısıtlıyor. Gezegenin ısınmasıyla birlikte artan doğal afetler, en çok ekonomik olarak savunmasız toplulukları vururken, gelir dağılımındaki adaletsizlik tarihin en belirgin seviyelerine ulaşıyor. Dünyadaki gelirin büyük bölümü, küçük bir kesimin elinde toplanmış durumda. Öte yandan, bakım yükümlülükleri ve geleneksel rollerin dayatılması sebebiyle kadınların işgücüne katılımının düşük seviyelerde seyretmesi, eşitsizliğin bir başka boyutunu oluşturuyor. Her ne kadar dijital dönüşümün bu krizlere çözüm sunabileceğine yönelik iyimser yorumlar yapılmış olsa da teknoloji, eşitsizlikleri gideren bir kullanım alanı yaratmaktan ziyade, daha da derinleştiren bir yapıya evriliyor. Örneğin, üretken yapay zekânın kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, veri merkezlerinin kullandığı su ve enerji miktarı, gezegenin geleceğini tehdit eden unsurlardan bir diğeri haline geldi. Bununla birlikte, büyük teknoloji şirketlerinin gücü, artan dijitalleşmeyle birlikte devasa boyutlara ulaştı ve bu gücü yeni teknolojiler geliştirmekten ziyade, kendi çıkarları için kullanmaktalar. Büyük teknoloji şirketlerinin veri toplama, algoritma yönetimi vb. araçlarla kitleleri kutuplaştırarak ya da siyasetsizleştirerek otoriter eğilimleri güçlendirdiği de aşikâr.
Bu krizlere çözüm ararken, iktisat biliminin yaşadığı krizi de görmezden gelmemeliyiz. İktisadın toplumdan uzaklaştırılarak mekanikleştirilmesinin de bu süreçte rolü büyük. Krizlere karşı alternatif politikalara yönelmenin vakti geldi de geçiyor.
Bu krizler, elbette Türkiye’de de görülmekte. Kurucu editörümüz Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak, 42 araştırmacı ve akademisyenle, bu sorunların teşhisi ve kurumsal yapının hangi ilkeler doğrultusunda yeniden şekilleneceği sorusunu Türkiye’nin Yeniden İnşası: Alternatif Politikalar kitabıyla gündeme getirdi. Kitap, birçok alanda somut politika önerileri sunuyor. Bununla birlikte, tüm bölümlerden tek bir ses yükseliyor: Cumhuriyetin ilkelerine bağlı, adil ve toplumsal refahı önceleyen bir Türkiye.
İktisat ve Toplum Dergisi’nin bu sayısı da ilgi çekici makaleler içeriyor. Tüm yazarlarımıza teşekkür ediyoruz.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’yle ortaklaşa düzenlediğimiz İktisat ve Toplum Kongresi’nin üçüncüsünü, 16-17 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştireceğiz. Detaylara conference.iktisatvetoplum.com adresinden ulaşabilirsiniz.
Sevgiyle ve okuyarak kalın.






Bir cevap yazın