İTD 183. Sayı – Büyüme, Enflasyon ve Emeğin Halleri


Türkiye ekonomisi, 2002 yılından 2015 yılına, özelleştirmeler, küresel mali piyasalardaki koşullar ve iç talep aracılığıyla (ortalama olarak) iyi bir büyüme performansı sergiledi. Ancak özellikle 2017 yılındaki rejim değişikliğinden sonra büyüme oranı, ortalama %4 civarında seyredegeldi. Üstelik, Gini katsayısına bakıldığında, gelir dağılımındaki eşitsizlik, 2002-2022 yılları arasında kademeli olarak arttı ve artmaya da devam edecek gibi duruyor.

Bununla birlikte, yıl sonunda asgari ücrette yapılan artış, enflasyonla birlikte günden güne eriyor; halk, kısır bir döngünün içerisinde yaşam mücadelesi veriyor. Türkiye’deki bu karamsar havaya bir de dünyada yükselen otoriterleşme eğilimi eklenince, geleceğe dair olumlu yorumlar yapabilmek olanaksız kalıyor.

Kurtuluş’taki reklam panosunda, Ankara barajlarındaki doluluk oranının %1 düzeyinde olduğu, tasarruf edilmezse geç kalınacağı yazıyor. Çeşitli ilçelerde basınç düşüklüğü ve planlı kesintiler yaşanıyor. Sebebi, basınç sebebiyle borularda yaşanan patlamalara bağlansa da sorumlunun kim olduğuna dair tartışmalar kamuoyunda sürüyor. Çözümün ne olacağı ise belirsizliğini koruyor. Özetle Başkent’te “susuz kış” yaşanıyor. Bu deneyimden çıkarılacak dersler var. Kuraklık, ciddi bir tehlike arz ediyor. İklim değişimine uyum politikalarının geliştirilmesi elzem.

İktisat ve Toplum’un bu sayısında, Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri Mahfi Eğilmez, Erinç Yeldan ve Alper Duman değerlendiriyor. Ayrıca bu sayıyla birlikte, aramıza yeni bir yazar da katıldı. Feyza Özdinç, köşesinde İngiltere’deki iktisatçıların ayak izlerini takip edecek. Kendisine, aramıza hoş geldiniz diyoruz. Sayıdaki tüm akademisyenlere, ilgi çekici makaleleri için teşekkür ediyoruz.

Bizlere shop.efilyayinevi.com adresinden İktisat ve Toplum Dergisi’ne abone olarak ve kitaplarımızı satın alarak destek olabilirsiniz.

Sevgiyle ve okuyarak kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.