Tarım, modern ekonomilerin en korumacı sektörlerinden biridir. 20. yüzyıl boyunca ulusal hükümetler tarımı destekleme politikalarıyla fiyatları dengeledi, çiftçileri borçtan korudu, tüketiciyi de ucuz gıdaya eriştirerek sosyal barışı güvence altına aldı. Ancak günümüzde tablo farklı: Tarım artık yalnızca ulusal politikaların konusu değil, küresel baskıların en doğrudan hissedildiği alanlardan biridir. Bu baskılar, ticaret savaşlarından iklim krizine, finansal piyasalardaki dalgalanmalardan küresel sermaye akımlarına kadar geniş bir yelpazede kendini gösteriyor. Tarım, gıda ve tüketim zinciri, yalnızca arz-talep mekanizmalarıyla değil, aynı zamanda jeopolitik rekabetin ve küresel kapitalizmin güç oyunlarının bir parçası olarak yeniden şekilleniyor. Bu nedenle tarımı anlamak, aslında küresel ekonominin kırılganlıklarını da anlamak demektir.





Bir cevap yazın