Hayırseverlikten Profesyonelliğe: Sosyal Hizmetler ve Sosyal Hizmetin Tarihsel Gelişimi ve Türkiye’de Mesleki Kimliğin ve Görevin İşlevsizleştirilmesi – Nihat Tarımeri


Çocuklar için herkes adalet istiyor. Ancak herkes kendine göre adalet istiyor.

Her bir çocuk, kendi hikayesini kendisi yazıyor. Diğerleri, kaderleri belirliyor.

Okul ise aile dışında bir kalıba giriyor. Çıkması da çok zor. Koruyucusuz olmaz.

Bir çocuk sokakta büyüyorsa, onu sosyal hizmetlerden kaçırıyoruz. Bir çocuk şiddet görüyorsa, onu adaletten kaçırıyoruz. Bir çocuk suç işliyorsa, onu hem sosyal hizmetlerden hem de adaletten kaçırıyoruz. Bir çocuk ölüyorsa, onu hayattan koparıyoruz. Bir öğretmen yaşamdan koparılıyorsa, katil olarak yetiştiren sistemi adaletten kaçırıyoruz.

Ve tüm bunlar olurken, evrensel sosyal hizmetlerin yüz yıllık profesyonel birikimini yok sayarak, çocukları mesleki yetkinlikten yoksun kişilerin eline terk ediyoruz.

Peki bu, içinize siniyor mu? İnsan hakları, çocuk hakları, sosyal haklar Anayasa’ya rağmen nerede?

Bu makalenin tamamını okumak için satın almalısınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.