Finansal Darboğaza Bir Çözüm Mü Yoksa Yeni Bir Paradoksun Başlangıcı Mı?: Türkiye Varlık Fonu – Mehmet Alagöz


Ülkeler, var olan kaynaklarını rasyonel şekilde kullanmak ve finansal risklerden daha az etkilenmek için yeni kaynak arayışları içerisindedir. Bu bağlamda, rasyonel toplumlar bir taraftan kurum ve kuruluşlarının gelirlerini artırmaya çalışmakta, diğer taraftan oluşturdukları gelir fazlalıklarını küresel piyasalarda değerlendirerek oluşabilecek risklere karşı finansal gücünü artırmaya çalışmakta ve gelecek nesillere refah düzeyi yüksek bir hayat bırakma çabasındadır. Bu amaçla, aslında teorik olarak yaklaşık 166 yıl önce başlayan ancak son 70 yıldır dünyada kabul edilebilirliği artan ulusal varlık fonları kurulmuştur. Özellikle finansal risklerin arttığı 2000’li yılların başından itibaren sayıları hızla artmıştır. Ülkelerin kurdukları ulusal varlık fonları, üstlendikleri roller ve hedeflere; ilgili ülkelerin finansal, ekonomik, sosyal, siyasi konjonktürüne göre farklılık gösterebilmektedir.

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 114
Sayfa Aralığı: 28 - 46

Bu makalenin tamamını okumak için satın almalısınız.

Bir cevap yazın