İTD 155. Sayı – Ne Seninle Ne Sensiz


Türkiye, 12 Eylül 1963’te Avrupa Ekonomik Topluluğu’yla (AET, bugünkü AB) Ankara Anlaşması’nı imzalayarak üyelik için ilk adımını attı. Anlaşma’nın üzerinden 60 yıl geçti. Türkiye hâlâ AB üyesi olamadı.

Bu arada Doğu Bloku parçalandı, parçalanmadan doğan yeni devletler AB üyesi oldu. Elbette 60 yılda Türkiye AB’ye üye olmada önemli adımlar attı. 1996’da Gümrük Birliği’ne girdi. 1999-2002 tarihleri arasında Kopenhag Kriterleri’ni yerine getirdi ve 2005 yılında Hırvatistan’la birlikte tam üyelik görüşmelerine başlama kararına imza attı. Hedef, her iki ülkenin 2013 yılında tam üye olmasıydı. Hırvatistan, AB üyesi oldu, hatta bu yıldan itibaren avroya geçti. Türkiye ise, 2005 yılının bile gerisinde kaldı. O tarihte Türkiye’nin üyeliğini destekleyen Almanya, Yunanistan ve Hollanda’yla adeta düşman oldu. Artık Avrupa Birliği’nin lokomotif ülkeleri İtalya, Almanya ve Fransa Türkiye’nin tam üyeliğine karşı.

Bu noktaya her iki tarafın yaptığı hatalar sayesinde gelindi. Ancak hataların çoğunu Türkiye yaptı. Yeni Osmanlıcılık sevdası ülkeyi mülteci akınıyla karşı karşıya bıraktı, resmi makamlar bile Türkiye’deki mülteci sayısını bilmiyor. Rakamlar havada uçuyor ancak 7-10 milyon arasında bir mülteci topluluğu ülkeyi adeta istila etmiş durumda ve bu sayı, AB’nin birçok ülkesinin nüfusundan fazla (27 üye ülkeden 14’ünün nüfusu 10 milyonun altında). Elbette üyeliği engelleyen sadece mülteci akını değil. Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı sistemine geçmesiyle yasama ve yargının yürütme erkine bağlanması, İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesi, hukukun üstünlüğünün zedelenmesi ve ekonomideki kaos ortamı yakın dönemde üyeliğin mümkün olamayacağının açık göstergeleri

155’inci sayımızda kapak konumuzu AB-Türkiye ilişkilerine ayırdık. Bu konudaki yazıları ilgiyle okuyacağınızı sanıyorum. Elbette her zaman olduğu gibi güncellikten kopmadan, ancak güncelliğin içinden boğulmadan yazılan diğer makaleler de bu sayımızda yer almakta. Yaz sıcağına rağmen katkı veren tüm yazarlarımıza teşekkür ediyoruz.

Değerli okurlar, her sayımızda aramıza yeni akademisyenler katılıyor. İTD her geçen gün Türkiye’de iktisatçıların birleştiği platform olma özelliğini daha da yukarılara çekiyor. Önümüzdeki günlerde bu konuda yeni kurumsal yapılanmalara gitmeyi planlıyoruz. Hazırlıklarımız tamamlandığında sizlerle bu çabamızı paylaşacağız.

Unutmayın, İTD’nin yaşaması kitaplarımızı, dergimizi satın almanıza, her iki dergimize abone olmanıza bağlı.  Bunu sizden istiyoruz. Çünkü İTD bağımsız yayıncılık yapan ender dergilerden birisi. Ekim sayımızda görüşmek dileğiyle.

Sağlıkla, sevgiyle ve okuyarak kalın.

Bir cevap yazın