İTD 187. Sayı – Savaşın “Cunctator”ları


Romalı Komutan Quintus Fabius Maximus, Kartacalı Hannibal tarafından şiddetli bir savaşın ortasına çekilmek istenirken, Roma’da normal yaşamı ve güvenliği tesis edebilmek ve zaman kazanmak amacıyla, normalde Roma’nın sergilediği saldırgan tavrın aksine itidalli davranmış; Kartacalı Hannibal’ın kışkırtmalarına ve Roma elitinin yükselen eleştirilerine kulak tıkayarak uzun soluklu ve yıpratıcı bir savaş stratejisi izlemiştir. Hatta bazı Romalı elitler, Romalı çocukların kitaplarını taşıyan kölelere atıfla Fabius’a “Hannibal’ın pedagogu” ve “Cunctator” yani “oyalayıcı” gibi lakaplar takmıştır. Sonraları, bu geciktirme stratejisiyle elde ettiği başarı nedeniyle yalnızca “Cunctator” lakabı, dehasının bir nişanı olarak kalıcı olacaktır.

1979 Arap Devrimi’nden bugüne İran, Batı karşıtı tavrını sürdürüyor. Son yıllarda ise Çin ve Rusya’yla yaptığı çeşitli anlaşmalarla, ABD liderliğindeki tek kutuplu düzene karşı ortak bir direnç oluşturma çabasına girişti. İran’ın sahip olduğu enerji kaynakları, Rusya’nın askeri teknolojisi ve savunma sanayii ile Çin’in finansal gücü ve teknoloji kapasitesiyle güçlü bir blok oluştu. ABD ve İsrail’in, Şubat ayında İran’a çeşitli hava saldırıları düzenlemesiyle başlayan süreçte bu blok arasındaki ticaret durma noktasına geldi. İran, Çin’in ham petrol ithalatının %13’ünü karşılıyor, buna karşılık, Çin’den mal ve hizmet ithal ediyordu. Bu da İran’ın petrol ihracının yaklaşık %80-90’ına denk geliyordu. Rusya’nın da bölgeye yapacağı yatırımlar tehlike altına girdi. Halihazırda Rosatom tarafından inşa edilen nükleer santral savaş boyunca dört defa vuruldu. Buna rağmen İran, Çin ve Rusya’dan resmi bir askeri destek bulamadı ancak bu iki ülkenin İran’a silah tedarik ettiği ve uydu sistemleri aracılığıyla istihbarat sağlayarak destek olduğuna yönelik söylentiler mevcut.

Savaşın “Cunctator”ları Çin ve Rusya, bu savaştan en fazla kazanç elde edenler. Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılması ve ABD’nin uyguladığı abluka nedeniyle hem petrol fiyatları hem de Rus petrolüne olan talep arttı; Rusya’nın petrol gelirleri bir ayda neredeyse ikiye katlandı. Çin ise küresel konumunu güçlendiriyor. Bir yandan barış ve uluslararası hukuka uyulması çağrısı yaparken ABD’nin konumunu zayıflatıyor bir yandan da İran’a gayrı resmî şekilde destek olarak ABD’yi yıpratıyor. Savaşın uzaması, ayrıca ABD’nin dikkatinin Hint-Pasifik’teki varlığının azalması anlamına geleceğinden, şüphesiz Çin’in elini daha da kuvvetlendirecek.

Bu sayımızdaki makaleler ağırlıklı olarak ABD-İsrail ile İran savaşına yönelik; elbette farklı konularda da ufuk açıcı makaleler mevcut. Tüm yazarlarımıza teşekkür ediyoruz. Üçüncü İktisat ve Toplum Kongresi, 15-17 Nisan tarihleri arasında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleşti. Kongre’ye kısa bir bakış, bu sayıda.

Başkalarının stratejik oyunlarında birer değişken olmayı reddederek, tam bağımsızlık bilinciyle kendi kaderini bizzat tayin eden bir ulusun evlatları olarak; Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kahramanlarımızı, 19 Mayıs 1919’da Samsun’da atılan ilk adımın yıl dönümünde saygı ve minnetle anıyoruz.

Sevgiyle ve okuyarak kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.