Kelimeler, yalnızca anlam taşıyan birimler değildir; aynı zamanda bir zihnin dünyaya nasıl baktığının, bir dönemin nasıl hissedildiğinin ve bir düşünürün zamanla nasıl dönüştüğünün sessiz tanıklarıdır. Bir iktisatçının yıllar boyunca kaleme aldığı köşe yazıları, yalnızca iktisadi bir perspektifin ürünü değil; aynı zamanda toplumsal çalkantıların, siyasi kırılmaların ve entelektüel bir hafızanın birikimli izleri olabilir. Bu yazıları satır satır okumak mümkündür; ancak onları bütün olarak, bir tam metin (corpus) olarak ele almak, tek tek okunduğunda görünmez kalan örüntüleri, tekrar eden kaygıları ve zamanla değişen vurguları gün yüzüne çıkarabilir.






Bir cevap yazın