Dış Ticaretin Yapısal Analizi – B. Ali Eşiyok


Türkiye 1980’li yıllarda gündeme gelen ihracata dayalı büyüme modeli çerçevesinde dış ticaretini önemli ölçüde liberalleştirerek, dünya ekonomisine eklemlenmiş, bunun sonucunda sanayi ürünlerinin toplam ihracat içerisindeki payı % 90’ları aşmıştır. İhracatın nicel yapısında meydana gelen gelişmeye karşın, üretimin yapısında beklenen nitel dönüşüm gerçekleşmemiş, bunun bir yansıması olarak ihracatın kompozisyonu teknolojik içeriği düşük geleneksel sektörlere dayalı bir yapı göstermiştir. Bununla birlikte, 1989 yılında 32 Sayılı Karar ile gündeme gelen her türlü sermaye hareketlerinin liberalizasyonu sonucunda, ulusal para bir eğilim olarak (kriz yılları dışında) değerlenmiş, bu gelişme ithalatı teşvik eden bir araca dönmüştür. Başka bir anlatımla, 1990’lı yıllarla birlikte değerlenen ulusal para ülkenin rekabet gücünü düşürürken, artan ithalat yurt içi üretimi olumsuz etkilemeye başlamıştır. Bir yandan üretim ve ihracatın temel olarak düşük teknoloji içerikli sektörlere dayalı gelişmesi, diğer taraftan ihracatın giderek ithalata bağımlı hale gelmesi ve değerlenen ulusal para sonucunda dış ticaret ve cari açık sorunu gündeme gelmekte, ekonominin kırılganlığı artmaktadır.

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 43
Sayfa Aralığı: 21 - 31

Bu makalenin tamamını okumak için satın almalısınız.

Bir cevap yazın