İki Film İki Perspektif: Soğuktan Gelen Casus Ve Elveda Lenin!; Avrupa Güvenliği Ve Entegrasyonu Açısından Berlin Duvarı – Elçin Doruk


“ Bir duvar vardı. Önemli görünmüyordu. Kesilmemiş taşlardan örülmüş, kabaca sıvanmıştı; erişkin biri üzerinden uzanıp bakabilir, bir çocuk bile üzerine tırmanabilirdi. Yolla kesiştiği yerde bir kapısı yoktu; orada yerin geometrisine indirgeniyordu: bir çizgiye, bir sınır düşüncesine. Ama düşünce gerçekti. Önemliydi. Yedi kuşak boyunca dünyada o duvardan daha önemli bir şey olmamıştı. Bütün duvarlar gibi iki anlamlı, ikiyüzlüydü. Neyin içeride, neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıydı”. Le Guin’in romanındaki ütopik Anarres dünyasını ikiye bölen duvar gibi Berlin Duvarı da ‘gerçek’ bir konunun sembolik manifestosu; Avrupa’daki hudutsal statükonun daimiliği ve meşruiyeti ile ilgiliydi. Bahsedilen bu ‘gerçek’ konu Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) başı çektiği liberal demokratik Batı kanadındaki devletler ile Sovyet Rusya’nın (SR) liderliğindeki komünist-sosyalist Doğu devletleri arasındaki fikirlerin ayrışmasıydı. Bu bağlamda duvar, Avrupa içindeki fiziksel ve ideolojik olmak üzere çift yönlü bölünmeyi temsil eden bir semboldü. Ayrışmanın Doğu tarafında kalan toplumların inandıkları değerlerde çoğunluk tarafından desteklenen bir değişim meydana gelmeseydi, iki anlamda da duvarın mevcudiyetini sürdürmesi muhtemel olabilirdi.

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 88
Sayfa Aralığı: 70 - 76

Bu makalenin tamamını okumak için satın almalısınız.

Bir cevap yazın