İTD 109. Sayı – MERKEZ BANKALARININ DEĞİŞEN ROLÜ


Ekonomideki gelişmeler sadece makro büyüklükleri etkilediği gibi, ilgili kurumların davranışlarını ve politikalarını da değişime zorlamakta. Bu kurumların başında da merkez bankaları gelmekte. 2008 krizi gelişmiş ülke merkez bankalarını muhafazakâr Neoklasik iktisat kuramı temelli politikalarından vazgeçmelerine neden oldu. Kriz, başta FED olmak üzere birçok ülkenin merkez bankasının parasal genişlemeye gitmesi için adeta zorladı. Oluşan yeni durum sadece makro iktisat teorisini (para teorisini) değil, finansal sistem açısından da ayrıştırıcı oldu. Para teorisinde Post-Keynesyen temelli görüşler öne çıkarken, bankalar da sıfır (kimi
zaman negatif ) ya da sıfıra yakın faiz oranı ile çalışmayı öğrendiler.

Para politikasındaki bu değişim, krizin belli dönemlerinde uç noktalara taşındı, merkez bankaları Hazine yönetimleri ile birlikte şirket kurtardı, devlet tahvili satın alımı yoluyla piyasaya sürekli likidite aktardı. Hatta bu takvime bağlandı (ECB gibi). Bunun sonucunda merkez bankası bilançoları hızla büyüdü, örneğin FED bilanço büyüklüğü krizin başına göre yaklaşık dokuz kat arttı. Ancak bu da krize tam çare olmadı. Kriz çanları yeniden çalmaya başladı.

Küresel ekonomideki bu çalkantılı dönemde 109. Sayımızda Merkez Bankası ve Bankalar ilişkisini kriz sürecindeki kuramsal tartışmalar ile birlikte irdelemeyi öne çıkartmak istedik. Türkiye ekonomisi açısından para politikasının yürütücüsü TCMB’nin yaşananlara bakışı elbette birincil derecede önem arz etmekte. Biz de TCMB Başkanı Sayın Murat Uysal’dan konuya ilişkin bir yazı rica ettik. Sayın Başkan Uysal bizi kırmadı, okuyucularımız için talep ettiğimiz makaleyi yazdı. TCMB’nin eski Başkanları Sayın Erdem Başçı ve Murat Çetinkaya da (TCMB kurumsal adı ile) İTD için makale kaleme almışlardı, böylece Sayın Uysal’da geleneği bozmadı. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.

Konunun akademik yönünü ise Süleyman Değirmen’in “Merkez Bankaları ve Bankaların Davranışları 2007-8 Kriz Sonrası Farklılaştı (mı?)” ile Cihat Tokgöz’ün “Özel Bankaların İkilemi” başlıklı makalelerinden okuyacaksınız.

Sosyal Bilimciler Konuşuyor köşesinin bu sayıdaki konuğu Hocaların Hocası İlhan Tekeli. İlhan Tekeli Hocamız beni ve yazı işleri müdürümüzü çalışma ofisinde misafir etti. Ortaya doyurucu ve kalıcı bir söyleşi çıktı. İlhan Tekeli Hocamıza çok teşekkür ediyoruz.

İTD Asaf Savaş Akat Ödülü’nün ilk sahibi Chicago Üniversitesi’nden Ufuk Akçiğit geçtiğimiz günlerde Max Planck-Humboldt Araştırma Ödülü’nün de sahibi oldu. Ufuk Hoca ile bu ödülü ve iktisat alanındaki gelişmeleri konuştuk.

İTD Üniversiteler ile işbirliğine devam ediyor. 7 Kasım’da Türk-Alman Üniversitesi’ne konuk olduk. Genç akademisyenlerin ve öğrencilerin geleceğe yönelik heyecanları bizleri de yarınlar için umutlandırdı. Bu konferansları zamanımız yettiğince sürdürmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki sayılarda da gündemden kopmadan iktisat kuramı ve politikasındaki farklı görüşleri ve yaklaşımları masaya yatırmaya devam edeceğiz.

İTD alanında okunmak için yayımlanan tek dergi. Bu sorumluğumuzu artırıyor. Ancak ilk sayımızdan bu yana bize destek veren akademisyenler
ve siz okurlarımız bu sorumluluğu taşımamıza yardım ediyor. Bundan dolayı diyoruz ki;

Sevgiyle ve okuyarak kalın…

Ömer Faruk Çolak

Bir cevap yazın