İTD 112. Sayı – İKLİM DEĞİŞİMİ VE EKONOMİ


Dünya ekonomisinde en az politikalardaki kadar keskin dönüşümlerin yaşandığı yıllar hep oldu. Bunların sonuncusu 2007/2008 Krizi’yle yaşandı. Küresel ölçekte büyüme oranı düşerken, işsizlik oranı yükseldi; finansal piyasalar çöktü. Krizin üzerinden 10 yılı aşkın süre geçmesine ve etkilerinin hala hissedilmesine rağmen, ülkeler yeni bir krizin eşiğinde duruyor. Özellikle borç sorunu gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ortak sorunu haline gelmiş durumda. Bu saptamayı artık sadece ana akım dışında çalışan iktisatçılar değil, ana akımın örgütü IMF de yapıyor.

Bu süreçte bir başka sorun daha ülkelerin ortak derdi oldu: İklim değişimi ve küresel çevre sorunu. Bu sorun öyle hale geldi ki, Brezilya’da ve Avustralya’da iklim
değişimi kaynaklı yangınlar aylardır sürmekte. Dünyanın oksijen kaynağı Amazon ormanları yanarken ne yazık ki Brezilya Hükümeti seyretti; yetinmedi, yangının
abartıldığını söyledi. Benzer davranış biçimini Avustralya Hükümeti de sergiledi; en azından o gecikmeli olarak suçunu kabul etti, özür diledi. Dünyanın en büyük
ekonomisi ABD’nin Başkanı iklim değişimini sorun olarak görmediğinden ülkesini Paris Antlaşması’ndan çekti. Ne yazık ki Amerikalılar buna sessiz kaldı, belki de doğa ve yaşam düşmanı Trump’ı Kasım ayında bir defa daha Başkan seçecekler.

2002 sonrası iktisadi ve politik bir dönüşüm yaşayan Türkiye, küresel krizi gecikmeli olarak hissetti. 2018 yılından itibaren ekonomi, yüksek enflasyon, düşük büyüme oranı ve gelir dağılımında bozulmayla mücadele eden; yatırım yapılmayan, inşaat sektörü odaklı büyüme/küçülme yaşayan ve sürekli devletin ağırlığının arttığı bir kimliğe büründü. Bu dönemdeki siyasal gelişmelerin özeti daha kısa bir cümleyle anlatılabilir: Aksak demokrasiden, melez demokrasiye geçiş.

İktisat, tarihten kopuk değildir. Birkaç on yıl sonra yazılacak iktisat tarihi kitapları toplumsal uzlaşma olmadan yürütülen iktisat politikalarının ve buna yapılan tercihlerin yarattığı sonuçları elbette sorgulayacaktır.

Siyasal erkin bu yönde yaptığı tercihlerin altında ülkenin kurumsal yapılanmasındaki çözülme yatmaktadır. Bunun sonucunda Türkiye, sadece ekonomideki felaketlerle değil, politik ve çevresel felaketlerle de daha sık karşılaşır oldu. Önlem alınmadığı için onlarca insanımız sellerde, depremlerde, çığlarda ölmeye başladı. Tablo böyle olunca biz de bu sayımızı “iklim değişimi-çevre-ekonomi” ağırlıklı çıkarmaya karar verdik. Yaklaşık elli sayfalık bir dosya oldu, yani yine arşivlik bir İTD sayısıyla karşınızdayız.

Bu sayımızda ayrıca üç önemli röportajı da sizin için gerçekleştik. Türkiye akademik topluluğunun saygın hocalarından iktisat tarihçisi Şevket Pamuk “Sosyal Bilimciler Konuşuyor” köşemizin konuğu oldu. “Fark Yaratanlar” köşemizde bürokrat, İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin Kurucu Rektör’ü Attila Sezgin’i ağırladık. Türkiye’nin ilk yeşil fabrikası Domino Tekstil’in kurucusu Umut Oran’la çevre üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. 112. Sayımızda yer alan ve destek veren tüm araştırmacılara teşekkür ediyoruz.

Sevgiyle ve okuyarak kalın…

Bir cevap yazın