İTD 116. Sayı – SALGIN EKONOMİYİ VURMAYA DEVAM EDİYOR


Dünya ekonomisi Covid-19 salgınına durgunluk sinyallerinin arttığı bir dönemde yakalandı. Salgın, durgunluğun açığa çıkmasına neden oldu. Kriz önce toplam talebi, sonra toplam arzı etkiledi. Üstelik bu çok hızlı oldu. Toplam talebin azalmasıyla birlikte işletmeler kapanmaya ya da üretimlerine ara vermeye başladı. Büyüme oranları negatife dönerken işsizlik oranları da hızla yükseldi.

İşsizlik sigortasından yararlanmak için başvuranların ve ücretsiz izne gönderilen çalışanların sayısı da hızla arttı. İşsiz sayısının artışı, doğal olarak toplam talebin daha da düşmesine neden oldu. Bundan dolayı yılın ikinci çeyreğinde dünya ekonomisindeki küçülmenin daha üst noktalara çıkacağını söyleyebiliriz.

Türkiye, krize daha çok parasal önlemlerle müdahale ediyor. TCMB para arzını artırırken, kamu bankaları kredi musluklarını sonuna kadar açarak toplam talebin düşmesini engellemeye çalışıyor ve bunu yaparken işsizlik oranının daha fazla artmasını da engelleyeceğini düşünüyor. İşgücüne yönelik olarak parasal önlemlerin yanında kısa süreli çalışma ödeneği uygulamasına geçildi ve işten çıkarmalar yasaklandı. Kayıt dışı işsizlere yönelik olarak da destek paketiyle nakit yardımına başlandı.

Hükümet işgücü piyasasına müdahale ederken daha çok işletmeleri ayakta tutarak işsizliği engellemeye çalıştı diyebiliriz.  Bunu yaparken de doğrudan kaynak aktarmak yerine kamu borçlarını ertelemeyi ve firmaların daha fazla kredi alabilmeleri için kredi kanallarını genişletmeyi tercih etti. Bu önlemler çıplak gözle baktığımızda çok işe yaramadı. Sanayi üretimi dibe vururken, kapasite kullanımı 2009’un bile altında gerçekleşti. Henüz TÜİK verileri yayınlamadığı için krizin işgücü piyasası üzerindeki etkisi için somut çalışılmış veri yok. Ancak işsizlik oranının %20’lere doğru gittiğini söyleyebiliriz.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de krize yönelik kamusal müdahaleler bütçe üzerine büyük yükler getirdi. Nisan ayında Merkezi Yönetim Bütçesi 43 milyar TL; Ocak-Nisan döneminde de 72,8 milyar TL açık verdi. Bu dönemde faiz dışı bütçe dengesi de 17,4 milyar TL açık verdi. Hükümet ciddi kaynak sıkıntısına girdi. Özellikle döviz cinsinden borçlanma zorlandığı için döviz kurları artarken,  krizin tavan yapmasını engellemek için swap işlemlerine başvurdu. Mayıs ayında ilk dalgayı atlatmış olsa da ülkenin döviz ihtiyacı devam etmektedir.

Geçtiğimiz aylarda İTD’de salgının ekonomi üzerindeki olası etkisine yönelik özel bir sayı yapmıştık. Bu sayımızda da bu etkilere farklı pencerelerden baktık ve sorunun daha da derinine inmeye çalıştık. Türkiye’nin işsizlik sorununu, bütçesini, eğitim sistemini ve daha birçok farklı konuyu ele alan kapsayıcı bir sayı sunduk sizlere. Bu sayımız özetle şunu söylüyor: Salgının yaratacağı tahribat ağır olacak. Türkiye’de, özellikle genç işsizlik oranının yüksek seyretmesi sadece gençleri değil, aileleri ve nihayetinde ülkeyi tehdit ediyor. Ne yazık ki uzun süredir bu konuda sadece palyatif ve popülist önlemler aldık. Galiba onların da bedelini ödeyeceğimiz döneme geldik.

İTD ve Efil Yayınevi de yaşadığımız krizden payını fazlasıyla aldı. Bir süre ofisi kapattık, ardından evde çalışmaya ve sonrasında yarı zamanlı çalışmaya geçtik. Haziran ayı itibariyle tempo yakalamaya çalışacağız. Sizlerden beklentimiz daha fazla kitaplarımızı ve dergimizi satın alarak bizlere destek olmanızdır.

Okuyarak, sevgiyle ve sağlıklı kalın.

Ömer Faruk Çolak

Bir cevap yazın