İTD 16 – BU SAYIDA

Dünya ekonomisi, özellikle AB merkezli sorunları aşmaya çalışıyor. Yunanistan’ın borç sorunu, ülke ekonomisinin AB kontrolüne girmesi ile yeni bir aşama kaydetti. Yunanistan’ı kurtarma planı, AB maliye bakanları tarafından kabul edildi. Fakat yavaş yavaş herkes, aslında bu planın Alman ve Fransız bankalarını kurtarma operasyonu
olduğunu görmeye başladı. Ancak iş işten geçti. Yunanistan, 2020 yılına kadar elini, kolunu, hatta tüm bedenini daha önce borç aldığı ülkelere kaptırmış durumda. Bir anlamda, Yunanistan artık yarı bağımsız bir ülkedir diyebiliriz. ABD ise seçim sathında. Başkan Obama, kamu harcamalarını daha sosyal alanlara kaydırma çabasında. ABD’de yeniden borçlanma limitini artırma gündemde. Japonya ise, 100 milyar dolarlık yeni para arzı genişlemesine gideceğini açıkladı. Aslında bu da bir borçlanmadır. Sonuç olarak, dünya ekonomisinde egemen eğilim “borç yiyen kesesinden yer” noktasına geldi. Bu süreçte hükümetler, artık belli bir teoriye bağlı kalan politikalar üretmekten çok, pragmatik davranıp sorun çözmeye yönelik kısa erimli politikalara yöneldiler. Bu durum, merkez bankalarının da geleneksel rollerinin dışında roller yüklenmesine neden oluyor. Tüm bu dönüşümlerin sonuçlarını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Yeni sayımızda sanayileşme olgusu üzerine bir yükleme yaptık. Bu sayının bir başka özelliği de, yeni yazarlarla tanışacak olmanız. Her sayı okumaya alıştığınız
iki yazarımız bu ay yazamadılar. Alaattin Aktaş Ankara’daki kar yağışının kurbanı oldu, kolunu kırdı, yazısını gönderemedi. Erinç Yeldan ise yurtdışında idi, o da yazısını yetiştiremedi. Serdar Sayan, bu sayı ile birlikte bir rekora imza attı. İktisat ve Toplum dergisinde kesintisiz 16 sayı boyunca yazan tek yazarımız. Kıskanmamak
elde değil. Ona teşekkür etmek az. Sevgili Serdar Sayan’dan şimdilik bununla yetinmesini rica ediyoruz.
Önümüzdeki sayı görüşmek üzere, sevgiyle kalın.

Bir cevap yazın