İTD 37 – BU SAYIDA

Yılın tamamlanmasına iki ay kaldı. Küresel ekonomi açısından 2013 yılı bir önceki yıla benzedi. Düşük büyüme oranı ve işsizlik oranının yüksekliği sorun olmaya devam etti. Fakat bazı ayrışmalar da olmadı değil. Ekonomileri göreli olarak istikrarlı görünen, bazı yükselen ekonomilerde, yılın ikinci yarısı işler kötü gitmeye başladı. Brezilya, Hindistan ve Çin’de enflasyon oranı yükselirken, büyüme oranı da düşmeye başladı. Bu ülkeler gurubunda yer alan Türkiye ekonomisi ise, yerinde sayan ihracat, düşük büyüme oranı ve yükselen enflasyon oranı ile mücadele ediyor. Dış ticaret açığının artması ile cari açık sorunu daha da önemli hale gelmeye başladı. Geçen sayımızda cari açığı kapak konusu yapmıştık. Bu sayıda cari açığın en önemli nedeni olan petrol ve doğal gaz ithalatı olduğu kabulünden yola çıkarak, enerji sorununu kapağımıza taşıdık. Osman Aydoğuş’un yazısı sadece durum saptaması yapmıyor, sorunu çözme yolunda uygulanabilecek olan politikaları da sıralıyor, bundan dolayı da ayrı bir öneme sahip. Kent ekonomisi dizimiz devam ediyor. Kenan Mortan ve Osman Arolat bu sayıda Hakk ari’yi ele aldılar.
Türkiye’de genel inanış siyasal iktidarın tek partiye ait olmasın gerektiğidir. Gerekçe de hazırdır, “istikrar için bu zorunluluktur ”. Turan Subaşat bu düşüncenin doğru olmadığını bize kanıtlıyor. Seçim sürecine giren Türkiye’de yazının bizim için önemli olduğunu düşünüyorum. Bu arada Türkiye ilginç deneyimler yaşıyor. Kamu da türban serbest bırakıldı, hemen ardından özel yaşama müdahale konusu gündeme sokuldu. Ülke eğitimden, ekonomiye sorun biriktirmeye devam ederken, gündemin bu konulara taşınması, insanımıza da, ekonomiye de zaman kaybettiriyor. Erkeklerin kendi korkuları içinde boğulurken, kuyuya kadınları da çekmeye çalışması, gelecek
kuşaklar için sanırım ibretlik olacak. Bu bağlamda Ayça Tekin Koru’nun yazısı ilginizi çekecek. Son not, tüm kadınlardan hem cinslerimin yaptıklarından dolayı özür diliyorum .
Okuyarak ve sevgiyle kalın.

Bir cevap yazın