İTD 90. Sayı – Adı Koyulmamış Kriz


Dünya ekonomisi küresel krizi büyük ölçüde atlattı, en azından kriz hız kesti. Ancak, sonuçta kriz, çalışanların ve KOBİ’lerin üzerine yıkıldı. ILO’nun son raporuna göre dünyada işsiz sayısı 193 milyona ulaştı. İşsizlik büyük bir sorun olarak karşımızda duruyor. Bunun bedeli göç krizi ile, terörle ödeniyor. Herkes bundan nasibini alıyor, en fazla da gelişmekte olan ülkeler. Bu ülkelerin bazılarında ölen göç-menler, terör kurbanları sadece bir sayı olarak ifade ediliyor.

Tüm bunların altında elbette vahşi kapitalizm yatıyor. Keynes’in terbiye etmeye çalıştığı kapitalizm, altın çağın sona ermesi ile eski haline döndü. Bu süreçte ülkeler ilkel sermaye birikimi modeline yaslandılar. Düşük ücretler, yüksek kâr oranları, toplam faktör verimliliği artışı kavramı ile örtülmeye çalışıldı. Sosyal devletin, refah devletinin yerini yardımsever devlet aldı. Sosyal haklardan yararlanan yurttaşlar yerini, acımasız ifade ile, dilenen yurttaşlara bıraktı. Şimdi Türkiye dâhil birçok ülke bunun bedelini ödüyor. Diğer yandan siyasal rejimler otoriterleşerek bu tabloyu gizlemeye çalışıyor.

Bütçe açığına neden oluyor, diyerek kısılan sosyal haklar, sermaye sınıfına “teşvik” adı ile aktarıldı, aktarılmaya devam ediyor. Buna rağmen ülkemizde crony (yandaş) kapitalizmden yararlanan sermayedarlar ilkesiz şirket yönetimlerinin sonucunda batma noktasına geldiler. Buna da yumuşak bir ifade ile “kredi yapılandırması” denildi. Basit bir hesaplama ile birkaç aydır adları gazetelerde geçen yedi firmanın yapılandırmak istediği miktar yaklaşık 23,5 milyar doları bulmakta. Bu rakam Türkiye’nin kamu dış borç stokunun %25’i, bütçenin %11’ine denk gelmekte.

Bu yapılanma iyi analiz edilmeli. Gelen ekonomik kriz, 2001 Krizi’nden çok daha derin, çünkü krizi karşılayacak kurumsal yapılanma ciddi ölçüde zayıfladı. Bu da normal bir sonuç, çünkü kurumsal yapılanmalar demokratik ülkelerde güçlü olur. Türkiye kurumsal yapılanmayı akılcı kullanamadı. Hiç olmaz, şimdi krizin bir an önce adını koymalı ki, çözüm de üretilebilsin.

Bu sayımız yine dopdolu. Erinç Yeldan yeniden yazılarına başladı. Okuyucularımız da, biz de onu özlemiştik. Darısı sevgili Serdar Sayan’ın başına.

Yayın Kurulumuza yeni bir isim daha katıldı, Işık Üniversitesinden Prof. Dr. Örsan Öymen. Hocamıza aramıza hoş geldiniz, diyorum.

Okuyarak ve sevgiyle kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.