Keynes’in Sosyalizmi, Liberal Sosyalizm – Ercan Eren


 Keynes, 1938 yılında R. Harrod’a yazdığı mektupta şunları yazmaktadır: “İktisat temelde ahlak bilimidir, doğal bilim değildir”, “iktisadın ahlaki bir bilim olduğu noktasını güçlü bir şekilde vurgulamak istiyorum…İç gözlem ve değerler, güdüler, beklentiler, psikolojik belirsizliklerle ilgilenir.

 J.M.Keynes’teki devlet-ekonomi ilişkisi, talep yönetimi çerçevesinde para ve maliye politikasına indirgenmesine yönelik tüm değerlendirmeler bugün sorgulanmaktadır. Keynes’in düşüncelerinin arkasındaki sır perdesinin ne olduğu, sır perdesinin olmasının nedeni gibi sorular ardı ardına gelmektedir. Keynes’i eksik tanımanın arkasında üç faktörün olduğunu düşünüyorum; Birincisi; iktisatta kullanılan kavramların içeriği tarihten, zamandan ve mekândan bağımsız değildir. Örneğin “Sosyalist değilim” sözünde, İngiliz İşçi Partisi üyeliği veya “liberalim” dediğinde Liberal Parti üyeliği kastedilmiş olabilir. İkinci olarak Keynes’in bütün yazılarının yayınlanması nispeten yeni tamamlanmıştır. Son olarak işaret edeceğim faktör, 1947 sonrası soğuk savaş döneminde özellikle ABD’de sol kelimesinin çok tehlikeli hal almasıdır. Bundan iktisat bilimi fazlasıyla, McCarthyist iklimindeki nasibini almış, bir anlamda yeniden tasarımlanmıştır.(Eren, 2017; 2020) 

Keynes hakkında yapılan değerlendirmelerden biri, kendisinin liberal arkadaş çevresinin sosyalist düşüncelere sahip olduğuna ilişkindir. Keynes’in Liberal Parti üyesi olması kafaları karıştırmaktadır. Keynes, Marksist olduğunu düşündüğü için İşçi Partisi’ni eleştirmiştir. Keynes’in Liberal Parti üyesi olduğu dönemde birçok düşünür benzer düşüncelerle Liberal Parti’de bulunmuşlardır. Dikkat çekmesi gereken diğer bir nokta, Keynes’in aktif görevde olduğu dönemler İşçi Partisi’nin iktidar olduğu dönemlerdir. 

Bugün elde olan belgeler, mektuplar, Keynes’in gençlik yıllarından itibaren sosyalist olduğu, zamanla görüşlerinin olgunlaştığı yönündedir. 

Bütün bunlardan yola çıkarak makaleye Soğuk Savaş ve McCarthizmin iktisadi düşünceye etkisiyle başlanacak, daha sonra Keynes’in iktisat bilimine yaklaşımı kısaca ele alınacaktır. Üçüncü bölümde son yıllarda Keynes’in “ liberal sosyalist” olduğuna ilişkin çalışmalar özetlenecek; dördüncü bölümde “liberal sosyalizm”, piyasa sosyalizmi, Knut Wicksell’in “Devrimi Programı” ve sosyal piyasa ekonomisi görüşleri karşılaştırılacaktır. 

Soğuk Savaş, McCarthy ve Neoklasik Keynesçi Sentezin Ortaya Çıkışı 

İkinci dünya savaşı sonrasına kadar iktisat biliminde, iktisat bölümlerinde ve akademik yayınlarda çoğulculuk hâkimdi. Birkaç örnek vermeye çalışalım. ABD’de Kurumcu iktisat ve Neoklasik iktisat ana akım iktisadı temsil ediyorlardı. Aynı zamanda, Kurumcu ve Neoklasik iktisat, kendi içlerinde de heterojen yapıya sahiptiler. Neoklasik iktisat araçlarıyla çalışan çok sayıda sosyalist görüşlü iktisatçı vardı. Aynı durum Kurumcu iktisat içinde geçerliydi. İktisat bölümleri de benzer durumda idi; Örneğin Chicago Üniversitesi Ekonomi bölümünde farklı ekolleri temsil eden çok sayıda iktisatçı vardı. Akademik dergilerde de farklı çizgidekileri çoğu sayıda bir arada görmek mümkündü. 

1947 sonrasında Soğuk Savaş ve özellikle McCarthyizm iklimi ile birlikte çok şey değişti. Kısaca özetleyelim. 

J.R. McCarthy’ye göre, Yeni Yaklaşım (new deal), kamu düzenlemesi, ulusal ekonomik planlama, sivil haklar, sendikalar, Baro, Tüketici birlikleri, 1948’de H.Walluce’nin başkanlık kampanyasını desteklemek, komünist parti liderlerine af için imza vermek, sendika yanlısı olmak, vb. komünistliktir, komünizmi savunmaktır (Lee, 2009). Serbest teşebbüs, antisendika, antihükümet müdahalesini savunmak dışındakiler komünistliktir. 

J.M.Keynes ve Yeni Yaklaşım (New Deal) ekonomisine yer yoktur. McCarhty, Yeni Yaklaşım liberallerinin kızıl ajanlar olduğunu söylemiş ve Keynesçileri Yeni Yaklaşım liberalleri ile eşit tutmuştur. (Solberg ve Tomilson, 1997, s.55-81) 

Bu arada eşcinsellik de neredeyse komünistlik olarak görülmüştür. 

Soğuk Savaş ve McCarthyizm ikliminde, 1948 yılından itibaren Neoklasik iktisatta her şey değişmeye başlamıştır. İki örnek ile konuya giriş yapmak ilginç olacaktır. İlk isim F.Modigliani’dir. J.Marshack’ın doktora öğrencisi (1944, New School for Social Research) de olan F.Modigliani (1985 yılında Nobel ödülü aldı, yaşam boyu gelir hipotezinin, Neoklasik sentezin önemli ismi), sosyalist bir kişiydi. Mussolini nedeniyle Amerika’ya göç etmişti. 1947 yılında (Mongiovi, 2015) Oskar Lange’nin modelini geliştiren piyasa sosyalizmi üzerine İtalyanca bir makale yazdı. Daha sonra 2001 yılına kadar Modigliani’nin hiçbir CV’sinde bu makale yer almamıştır. 

İkinci isim 1980 yılında Nobel ödülü alan Lawrence R.Klein’dır. ABD doğumlu, 1946’da Komünist Parti üyesi olan Klein, daha sonra ana akım iktisat yapmaya başladı. 1954’de Michigan Üniversitesi, komünist partiyi inkâr etmesi durumunda profesörlük teklif etti. Klein kabul etmedi, Oxford’a gitti. ABD’ye 1958 yılında döndü. (Klein ve Raza, 2013, s.388-396) 

Weintroub (2016), listeyi genişletmektedir; Modigliani, Leonid Hurwicz, Paul Samuelson, Lorie Tarshis, Paul Baran, P.Sweezy, L.Klein, Martin Bronfenbrener gibi en az 27 iktisatçı doğrudan etkilenmiştir. (Weintroub, 2016, s.5) ( McCartyizm – 1950-1956 döneminde 10-12 bin kişi işini kaybetmiştir.) 

Kanımca bunlara Kenneth Arrow, R.H.Coase ve hatta D.North gibi birçok iktisatçıyı dolaylı olarak eklemek mümkündür. 

İlk kurban, L.Tarshis’tir. Lorie Tarshis, Kanadalıdır. 1930’larda Cambridge’de öğrenci olarak Keynes’in derslerini takip etmiştir. 1947 yılında Keynes’in Genel Teori’sini yorumlayan giriş düzeyinde” Elements of Economics” adlı ders kitabı yazmıştır. Kitap ilk zamanlarda çok popüler olmuştur. Sonra ekonomik olarak sosyalist, komünist görüşleri yaydığına ilişkin hücumlar yapılmıştır. (Davidson, 2008) McCarhty’ ciler tarafından ekonomik müdahaleyi savunduğu için ağır eleştirilere uğramıştır. Stanford üniversitesi Tarshis’i atmıştır (sözleşmesi uzatılmadı) (Bockman, 2011). 

Samuelson’un, Economics (1948) kitabı Tarshis kadar olmasa da tepki toplamıştır; Devlet müdahalesini savunduğu için eleştirilmiştir. Samuelson, sosyalizm yerine “alternatif ekonomik sistemler” kelimesi kullanmaya zorlanmıştır (Bockman, 2011, s.53). Daha sonra indeksten sosyalizm kelimesi çıkarılmıştır. 

Samuelson, 1986 yılında şunları söylüyor; Tarshis’e hücumdan sonra dikkatli, hukukçu gibi davrandım. (1948, Economics kitabı için söylüyor.) İlk baskısında Neoklasik sentez terimini kullanmamış, sonra kullanmaya başlamıştır. Ayrıca geleneksel Neoklasik mikro iktisadın varsayımlarını kullanarak, hücumu azaltmıştır. 

P. Davidson’a göre (2008, s.552- 553) Tarshis’in kitabında AS ve AD ayrı fonksiyonlardır. Samuelson, Samuelsoncu Keynesci çaprazı geliştirmiştir. Bu matematiksel türetme ile “komünist” hücumdan kurtulmuştur. Ama bu Keynes değildir; NeoKlasik Makro iktisattır. 

McCarthy döneminde matematik ve istatistiğe yönelenler kendilerini güvene almışlardır. (Weintroub, 2016) İktisadın matematikleşmesinin gerçek başlangıç tarihi 1948 sonrasıdır. 

Sonrasında görünenler ise; Neoklasik iktisadın sosyalizmden uzaklaşması, formalizmin yükselişi, sosyalist görüşleri içeren makalelerin A sınıfı dergilerde yer almamasıdır. Neoklasik iktisat yeni bir patikaya girmiştir. 

Bu yazımızda Keynes ile ilgili bölümlerde birkaç noktaya işaret etmek isteriz. İlki Lorie Tarshis ile ilgilidir. Tarshis, Keynes’in Cambridge’den öğrencidir ve Keynes’in görüşlerini yakından bilmektedir. İkinci Nokta F.Modiaglini ile ilgilidir. Neoklasik Keynesçi sentezin önemli isimlerinden Modiaglini, 1947 öncesi sosyalisttir ve sonra kendini saklamak zorunda kalmıştır. Üçüncüsü P.Samuelson ile ilgilidir. O da kelimelerini seçerek kullanmak zorunda kalmıştır. Neoklasik Keynesçi sentez iktisatçıları, McCarthy’yi enselerinde hissederek hareket etmişlerdir. Böyle bir ortamda Neoklasik Keynesçi sentezin kurucusu A.H. Hansen (1887-1975) dahi sosyalist olmak, dolayısıyla kızıl olmak eleştirisini hissetmiştir. 

Bu ortamda her türlü sosyalist düşünce Marksist ve Sovyetler Birliği yanlısı ve dolayısıyla “düşmanın” görüşlerini savunmakla suçlanmıştır. R. Harrod, Keynes üzerine yazdığı biyografi kitabında onu “konvensiyonel liberal” olarak adlandırarak sorunu çözmüştür! 

Keynes’in İktisat Anlayışı 

Keynes’in iktisat anlayışında ahlak bilimi ve iktisat sanatına ilişkin görüşleri dikkat çekmektedir. Keynes, 1938 yılında R. Harrod’a yazdığı mektupta şunları yazmaktadır: “İktisat temelde ahlak bilimidir, doğal bilim değildir”. ( J. M. Keynes to Harrod, 4 July 1938) Devamla, “iktisadın ahlaki bir bilim olduğu noktasını güçlü bir şekilde vurgulamak istiyorum… iç gözlem ve değerler, güdüler, beklentiler, psikolojik belirsizliklerle ilgilenir.”(Keynes [1938] 1973, s. 300). (Sebastiani, 2020, s.395) 

Ahlak bilimi yaklaşımı ahlaki değerler, duygudaşlık ve diğerkâmlık yanında; Keynes’in sosyal adalete yaptığı vurguyu da işaret etmektedir. Ahlak biliminden hareketle, Keynes için iktisat bilimi, politikadan ayrılabilen yalnızca bir alet çantası değildir. Kapitalizmi reformdan geçirme projesinin kalkış noktasıdır. (Sebastiani, 2020, s.395) 

Keynes’in iktisat anlayışında dikkat çeken bir diğer nokta da, iktisat bilimi- sanat ilişkisi ve iktisat politikalarının yönetimi ile ilgilidir. J.M.Keynes’in iktisadın nasıl bir bilim olduğu ve iktisatta bilimler ilerlemeden ne anlaşılması gerektiğine ilişkin görüşleri çarpıcıdır; “Bana öyle geliyor ki iktisat bilimi mantığın bir dalı, bir düşünme biçimi; ve yeterince sert girişimleri geri püskürtmediğinde… sahte (pseudo, sözde) doğa bilimine dönüşür. İktisat biliminde ilerleme, neredeyse tamamen model seçiminde ilerlemeye yönelik gelişme anlamına gelmektedir. Sonraki Klasik okulun (Neoklasik iktisat, EE) Pigou örneğinde vahim kusuru, çok basit veya zamanı geçmiş modele yoğunlaşmaları ve ilerlemeyi modelin geliştirilmesinde görmeleridir.” (Hayes, 2020, s.35) Devamla, “İktisat bilimi, içinde bulunulan (contemporary) dünya ile ilgili modeller seçme sanatı çerçevesinde modellere bağlı düşünme bilimidir. Böyle olması zorunludur, çünkü tipik doğal biliminin aksine, kullanılan malzeme, birçok yönden, zaman içinde homojen değildir. ( Hayes, 2020, s.35) 

Keynes’in görüşlerini M.G.Hayes’in (2020) ifadeleriyle özetlersek; Keynes’de iktisat bilimi modellere bağlı olarak düşünme bilimidir. Bilimsel ilerleme mevcut modellerin zamanın geçtiğini ve yenilerinin gerekli olduğunu anlamaya bağlıdır. İktisat, doğru modeli seçme sanatıdır. 

Modeli seçme sanatı, aynı zamanda Keynes’in iktisadın mühendislik yanına verdiği öneme işaret etmektedir. Daha sonra ele alacağımız üzere, mühendislik yanı, Keynes’in liberal sosyalizminin başarısını da sağlayacaktır. 

Mühendislik yanına bir örnek verelim. Kısa dönemde derneşik gelir (AI), derneşik çıktı (AO), fiyat düzeyi(P) ve istihdam (N), temel ekonomik problemlerdir. Faiz oranı ve yatırımlarda ayarlamalar yoluyla AI, AO, P ve N optimum düzeyde geçekleştirilebilir. Ekonomik problemler aydınlanmış mühendislik (bilgiyle donanmış, enlightened engineering) ile çözülebilir. Bunun için hükümetler (devlet) uygun istikrar araçlarını tasarlamak ve uygulamak için kapasite ve nesnelliğe (tarafsızlığa) sahiptir (Root, 2018). Yapılması gereken, ekonomi yönetiminin teknik uzmanlara delege edilmesidir (Vines ve Wills, 2018). Keynes’de yetenekli ve işin ehli uzmanlar tarafından yönetilen müdahaleci bir yaklaşım savunulmaktadır. Bu müdahale toptancı sosyal mühendislik bağlamında değil, ona karşı, aşamalı reformu içeren perakendeci (piecemeal) mühendislik anlamındadır. Ekonomik problemi çözecek uzmanlar, diş hekimi gibi olmalıdırlar. İktisatçının gelecekteki işi diş hekiminden farklı olmayacaktır. 

Keynes’in bilgiyle donanmış mühendislik yaklaşımı yalnız ulusal düzeyde değil, aynı zamanda aynı derecede uluslararası düzeyde de geçerlidir. 

Keynes’in Sosyalizmi; Kapitalizmi Kurtarmak Mı, Değiştirmek Mi? 

Keynes’i liberal düşünce geleneği içinde değerlendirme, Rod O’Donnell’ın (1999) makalesiyle sorgulanmaya başlamıştır. E.W Fuller (2018) ve J.Crotty’nin (2019) çalışmaları ile “Liberal sosyalizm”e yönelik yaklaşımlara çok fazla eleştiri getirilmediği dikkat çekmektedir. O.Donnell’in (1999), Keynes’in 1924 yılından itibaren sosyalist olduğuna ilişkin tespitine karşılık, Fuller (2019), tarihi ilk gençlik yıllarına, 1907 yılına kadar götürmektedir. 

Keynes, 1907 yılından ölümüne kadar(1946) Marksist olmayan (non marxist) olmayan sosyalisttir. (Fuller, 2019) 

Keynes 25 Ocak 1907’de arkadaşı Lytton Strachey’e yazdığı mektupta şunları yazıyor: ”Geçen akşam Bay Bernard Shaw, bizim hepimizi sosyalist yaptı”. (Fuller, 2019, s.1655) Aynı zamanda Keynes, Cambridge Üniversitesi Fabian topluluğu üyesiydi. (Fuller, 2019, s.1655) 

6 Eylül 1911 de babası (john Neville Keynes) şunları yazıyor: “Maynard kendini Sosyalist ilan ediyor ve servete el konulmasından yana.”( Fuller, 2019, s.1655) 

24 Mayıs 1924 yılında “geleceğin gerçek sosyalizmi” (true socialism of the future) kavramını kullanıyor. (O’Donnell, 1999, s.155) 

Keynes ilk gençlik yıllarından itibaren sosyalizmden, gerçek sosyalizmden (Marksist sosyalizme karşı söylemi), sempatisinden söz ederken, ilk defa çok açık biçimde görüşlerini 1932’de açıklamıştır. 

Aralık 1931’de Keynes, Society for Socialist Inquiry’de(SSI) bir konuşma yaptı.(Konuşma 1932’nin başlarında The Political Quarterly’de yayımlandı). Bu söylevin en ilginç yönü, “Liberal Sosyalizm” adlandırdığı inançlara, rahat bir şekilde, sempatisini ve bağlılığını açık etmesidir. Bu açık bir şekilde bir sosyalistten diğer sosyalistlere bir söylevdir; “Asıl soru, on dokuzuncu yüzyıl laisez – faire devletinden liberal sosyalist dönemine taşınmaya hazır olup olmadığımızdır. Liberal sosyalizmden ortak amaçlar için organize olmuş bir toplum ile sosyal ve ekonomik adaleti artırmayı anlıyorum. Bunları yaparken aynı zamanda bireyin korunması ve kollanmasını –seçim, inanç ve düşünme ve ifade, teşebbüs ve mülkiyet özgürlüğü- anlıyorum.” CW 21, s.500( Crotty, 2019, s.124) 

Açıkça Keynes, bir başka döneme, sisteme geçişten, belki de 3.Yoldan, söz etmektedir. Keynes’in sosyalizmi ortak amaçlar (plan) ve bireysel inisiyatifi harmonize etmek üzerine kurgulanmaktadır; ortak çıkar ve bireysel özgürlükler. 

Keynes’in sosyalizmi ile ilgili dikkat çekici bir mektuptan söz etmek isterim. Keynes, 1907 yılında kendisi G.Shaw’ın sosyalist yaptığını belirtmişti. 1935 yılının ilk günü Shaw’a yazdığı mektupta, yeni kitabının, Genel Teori’nin müjdesini vermektedir. 

İngiltere’de sosyalist düşüncenin çok önemli isimlerinden, Fabian Topluluğun kurucularından olan, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi, George Bernard Shaw, Keynes’in en yakın dostlarından biriydi. Keynes Genel Teori kitabının müjdesini de ona vermiştir; “Dünyanın ekonomik sorunlar hakkında düşünme şeklini – sanırım, hemen değil ama önümüzdeki on yıl içinde-büyük ölçüde değiştirecek bir kitap yazdığıma inandığımı bilmelisin.” (Ocak 1935, Keynes’ten George Bernard Shaw’a yazılan mektup) 

Bu mektubun daha geniş metni önemlidir. 

1935 Yılbaşı Günü, Keynes George Bernard Shaw’a bir mektup yazdı. Bu mektupta şunları söyledi: 

Bununla birlikte, yeni ruh halimi anlamak için şunu bilmelisiniz ki, dünyanın iktisadi problemleri düşünürken izlediği yolu, sanırım-hemen değil, önümüzdeki on yıl boyunca – büyük ölçüde değiştirecek (revolutionize, devrim yaratacak), iktisat teorisi üzerine bir kitap yazdığıma inandığımı bilmelisiniz. Yeni teorim gerektiği gibi asimile edildiğinde ve politika, duygu ve tutkularla harmanlığında, nihai sonucun eylemler ve işler üzerindeki etkisinin ne olacağını tahmin edemem, ancak büyük bir değişiklik olacak ve özellikle Marksizmin Ricardocu Temelleri nakavt edilecektir. 

Şimdiki aşamada sizin veya başka birinin buna inanmanızı bekleyemem, ama kendim için sadece söylediklerimi ummuyorum. Kendi aklımda oldukça eminim. (Davidson, 2009, s.18) (Koyu harfler bana aittir.) 

Yukarıdaki metinde siyah ile işaret ettiğimiz ifadeden genellikle hiç söz edilmemektedir. Mektup, kapitalizmin krizine karşı, çıkış yolu anlayışıyla yorumlanmaktadır. Kanımca, mektup bir sosyalistten bir başka sosyaliste, aynı zamanda Ricardocu Marksizme karşı da bir kitap yazdığının ifadesidir. 

Fuller(2019) da Keynes’in 1907’den 1946 yılına kadar sosyalizme dair görüşlerinin listesini görmek mümkündür. 

Keynes ile ilgili bir kafa karışıklığı 1920’li yıllarda Liberal Parti üyesi olmasıdır. Ayrıntılı değerlendirme için 1920’li yıllardaki İngiltere’yi iyi bilmek gereklidir. Burada bu konuya değinilmeyecektir. Bir gerçek, o yıllarda, Sosyalist İşçi Partisi dışında Liberal Parti’nin sol düşünceyi savunduğudur. 

Keynes, 1924’de şöyle söyler: Birçok noktada (İşçi partisi) aynı şeyi ister (Liberal parti) (Fuller, 2019,s.1662). Keynes’in birçok sosyalist arkadaşı (Gerald Shove, Rubert Brooke, James Strachey, David Ganett, Francis Birrell) Liberal Partisi üyesiydi. (Fuller,2019.s.1663) 

Keynes, birçok konuşmasında Liberal ve İşçi partilerinin ortak amaç, sosyalizm için işbirliği yapmalarını istemiştir. 

Kısaca Keynes, 1920’lerde liberal parti üyeliğini, işçi partisinin Marksçı taktikleri ve işçi sınıfı yanlı olması nedeniyle hoşlanmadığı için tercih etmiştir. (Fuller, 2019, s.1664) Ayrıca belirtilmesi gereken bir noktada, 1929 seçiminden sonra, ilk sosyalist başbakan, eski arkadaşı Ramsay MacDonald’ın önde gelen danışmanlarından danışmanı olmuştur. Ek olarak, 1930-39 arasında Ekonomik Danışma Konseyi’nin önemli üyesidir. (Fuller, 2019, s.1664) 

Özetle, Keynes, liberal olduğunu ifade ettiğinde Liberal Parti üyesi olduğunu, sosyalist değilim dediğinde daha çok İşçi Partisi üyesi olmadığını kastetmektedir. 

O’Denoll(1999) Keynes’in sosyalizminin Marksizm’den temel farklarını aşağıdaki başlıklarda özetlemektedir; 

1. Keynes’e göre, Marksizm mantıksal olarak tutarlı değildir. 

2. Keynes’te sınıf temel kategori değildir. 

3. Keynes, sosyalizme ulaşmak için devrimci ayaklanmaya karşıdır; kısa, orta ve uzun dönem aşamalar çerçevesinde evrimci geçişi savunmaktadır. 

4. Keynes bölüşüm, eşitlik veya sosyal adalet için soyut kriterlere karşıdır. 

5. Keynes merkezi planlama ve merkezi kontrollere karşıdır, devlet planlamasını savunmaktadır. 

6. Keynes’te üretim araçları kamu sahipliğinde, performans önceliklidir. 

1. Keynes’te Kısa- Uzun Dönem Ayrımı 

Keynes’in eksik anlaşılmasının belki de ana nedeni, Genel Teori’de sosyalizmden söz edilmemesidir. Keynes, özellikle Genel Teori kitabından hareketle ele alındığı ve Genel Teori kısa dönem odaklı olduğu için de sosyalist görüşleri dikkati çekmemiş olabilir. 

Bugün değerlendirmeler kısmen farklıdır. Her şeyden önce Genel Teori’nin son bölümü (Bölüm 24)“Concluding Notes on the Social Philosophy Towards which the General Theory Might Lead”’nin 1932 taslağındaki başlığı sosyalizm idi.(O’Donnell, 1999, s.162; Fullar, 2019, s.1658, Crotty, 2019, s.17)

1935’in ortasında bu bölümün başlığı “Is an Individualist Economy Capable of Providing Full Employment?” olmuştu. (O’Donnell, 1999, s.175) 

Ayrıca Crotty (2019) Genel Teori’de de uzun dönemin ele alındığı bölümler olduğuna işaret etmektedir. 

Crotty(2019), bunun doğru olduğunu belirtmekle birlikte, Genel Teori’de beş model olduğunu yazmaktadır; a)Yüksek işsizlik ve sürekli durgunluğun katlanabilir uzun dönem modeli, b) Yüksek işsizlik dengesinin kısa dönem modeli ( Keynesçi IS-LM Modeli), c) Reel ve finansal piyasalarda içsel olarak yaratılan istikrarsızlık üzerine odaklanan dinamik orta donem konjonktür dalgası modeli, d) Ücret ve fiyat deflasyonuna odaklanan yıkıcı dengesizlik ve finansal varlık fiyatlarında istikrarsızlık süreci, e) Ekstrem istikrarsızlık periyodlarının veya noktalarının, özellikle finansal piyasalarda, kısa dönem model – benzeri veya mini modeli. Bütün bunlar Keynes’te uzun dönen refahın sağlanması için kapitalizmin yerine liberal sosyalizmin gelmesi için sunulan argümanlardır. (Crotty, S.15-16) 

Kısa- uzun ayrımı niçin önemlidir. Keynes, kısa döneme ilişkin değerlendirmelerinde ekonomik istikrar üzerine yoğunlaşmıştır. Bu karşın uzun dönemde öne çıkan konular tam istihdam, adil gelir dağılımı, sosyal ve ekonomik adalet gibi konu başlıkları ve bunların nasıl başarılacağı üzerinedir. Bunun için önerisi laisez faire kapitalizmden liberal sosyalizme geçmektir. 

Keynes, Bölüm 20’de başka yerde “liberal sosyalizm” olarak adlandırdığı yaklaşımın sürekli durgunluğu ortadan kaldırabileceği, “aklı mantığı olmayan (insane)” finansal piyasaları elimine edebileceği ve uzun dönem başarıyı (refahı) yeniden sağlayabileceğini tekrar tekrar söylemiştir. (Crotty, 2019, s.174) 

Crotty (2019, s.190), Bölüm 20’de Keynes’in temel amacının yeni ekonomi olduğunu iddia etmektedir. Yeni ekonomi demokratik sosyalizmdir. Demokratik sosyalizm biçimi ile yeni ekonomi mevcut yanlış fonksiyon gösteren ve arkaik kapitalist sistemin yerini alacaktır. Yeni ekonomide sermaye kontrolleri, artan oranlı vergi politikası, tam istihdamı sağlamaya yönelik ve sürdürülebilmesi için sürekli genişleyici para politikası ve hızla azalan gelir ve servet eşitsizliğinin azalması yardımıyla, devlet büyük ölçekli sermaye yatırım ve gücünü kontrol eder veya aslan payını yönlendirir. 

Keynes, uzun dönem için, kamu girişimciliğinin, ulusal yatırım kurulunun oluşturulması ve devlet planlamasının gerçekleştirilmesi, İngiltere bankasının kamulaştırılması, büyük yatırımlara finansman sağlanmasına yönelik bir model sunmuştur. 

2. Kamu Girişimciliği 

Keynes’in iddiası, cari durumda özel firmaların uzun dönemde büyük ölçekte sermaye gerektiren projelerin özel firmalarla yapılamayacağı, kamu sektörüne bırakılması gerektiği, bunun aynı zamanda uzun dönem sermaye birikimi için motor işlevi göreceği, ekonomiyi dalgalanmalardan koruyacağıdır. Uzun dönemde amaç, “geleceğin gerçek sosyalizmini” yaratmaktır. (Crotty,2019, s.52) 

Genel kural olarak, özelliği olan özel firmalar kamu kontrolünde olmalıdır. Bunlar, ulusal önemi büyük firmalardır, büyük sermayeye ihtiyaç duyarlar ve özel finans bunu sağlayamaz; düzenlenmesi olmayan, kamu için tehlikeli olan tekel veya kolektif oligopol gücünde olan firmalar; özel hissedarlara faydalı olma performansını bırakan firmalardır. Keynes’in son kriterdeki düşüncesinin oluşmasında, çok büyük firmalarda kontrolün, şirket ortaklarından yöneticilere kayıyor olmasına doğru evrilmesi etkili olmuştur. (Crotty, 2019, s.101) 

Ayrıca, özellikle resesyona karşı, sürdürülebilirliği sağlamak için birincil ekonomik politika aracı olarak kullanılacak çoğu büyük ölçekli sermaye yatırımı üzerinde devlet kontrolü gereklidir. (Crotty, 2019,s.170)

Özelliği olan piyasalarda faaliyette bulunan kapitalistler uzun dönemde toplum ve ekonominin temel yörüngesi ve karakterini daha fazla belirleyemezler. Bunlar öncelikle devletin ekonomi plancıları ve demokratik sürecin rehberliğindeki ulusal yatırım kurulunun gözetimi altında kamu şirketlerindeki yöneticiler ve daha sonra hazine tarafından yapılacaktır. Proje seçimi için konulan kriterler beklenen parasal getiri ile sınır değildir. Kriterlere sanat, kültür ve eğitime katkıları, işçi sınıfının konut sorunu ve çevre sorunları gibi yaşam kalitesine ilişkin sorunlar dâhildir. (Crotty, 2019, s.368) 

Keynes’de laissez faire kapitalizminden liberal sosyalizme geçiş için gerekli temel politika aracı olan, tüm büyük ölçekli sermaye yatırımının 2/3- ¾ arasında sosyal kontrolünün gerekliliğidir. (Crotty, 2019, s.368) (Keynes kamulaştırma kavramı yerine yatırımların sosyalizasyonu kavramını tercih etmektedir. (Sebastiani, 2020, s.386 ) 

Keynes’de kamu firmaları yarı otonomdur. Son kontrol birimi parlamentoya aittir. (Crotty, 2019, s.95) 

İngiltere’de 1945-1951 yılları arasında kamulaştırılan firmalardan bazıları şunlardır: Bank of England (1946), Civil Aviation (1946), Coal Industry (1947), Cable and Wireless (1947), Transport (1948), Electricity (1948), Gas (1949), Iron and Steel (1951) (House of Commons 2018, p. 27). S.396 (Sebastiani, 2020, s.396 

3. Ulusal Yatırım Kurulu 

Keynes’de ilgi çekici başka bir görüş, devletin sermaye yatırımını doğrudan ve dolaylı kontrol etmesidir. Bunun için ulusal yatırım kurulunun kurulmasını önermiştir. Böylece onlara kaynak tahsis etmek, ekonomik ve sosyal etkinliği olan projeleri teşvik etmek ve uzun dönemde tam istihdamı garanti etmek mümkün olacaktır (Crotty,2019, s.96) 

Ulusal yatırım kuruluyla, hükümet her düzeydeki bütün kamu yatırımlarını seçebilecek, yönetebilecek, koordine edebilecek ve finanse edebilecektir.(Crotty, 2019, s.101) Ayrıca devletin elindeki bütün sermaye kaynakları yatırım kurulunda toplanmalıdır. Kurul aynı zamanda merkezi hükümetin desteğiyle düşük faiz oranında borçlanabilmelidir.(Crotty, 2019 s.105) 

4. İngiltere Bankasının Kamulaştırılması 

İngiltere Bankasının kamulaştırılması önerisi, Keynes’in düşüncesinde önemli yer tutmaktadır. Kamulaştırma düşüncesinde ana amaç rantiyenin gelirini savunmak yerine tam istihdamda süreklilik arayışıdır. (Crotty, s.196) Bilindiği üzere İngiltere Bankası 1694 yılında özel hissedarlar tarafından kurulmuş ve onların çıkarlarından güçlü bir şekilde etkilenmiştir. İngiltere Bankası 1946 yılında İşçi Partisi hükümeti tarafından kamulaştırılmıştır. 

5. Devlet Planlaması 

Keynes kamu girişimciliği, ulusal yatırım kurulu, merkez bankasının kamulaştırılmasını daha ileriye çekerek, devlet planlamasının gerekliliğine işaret etmektedir. Keynes’e göre İngiltere’nin ekonomik problemlere tek kalıcı çözümü ”kapsamlı bir ulusal planlama” dır.(Crotty, 2019, s.123) 

Keynes, devletin olası yeni fonksiyonlarını, devlet planlaması olarak adlandırmıştır. Ona göre, gerekli devlet planlaması devlet sosyalizmi, komünizm değildir. Planlama ihtiyacının komünist (devlet), sosyalist veya faşist olmakla ilgisi yoktur. Demokratik devleti büyük oranda değiştirmeksizin, fiili bir ihtiyaçtır. (Crotty, 2019 s.125-126) Keynes’e göre, pekâlâ Rusya’da beş yıllık plan, İtalya’da korporatif devlette planlama olabileceği gibi, İngiltere’de demokrasi sorumluluğunda büyük kamu firmaları ile devlet planlaması mümkündür. (Crotty, 2019, s.128) 

Keynes’de planlama fikrinin oluşmasında Bolşevik planlamanın başarısı çok etkili olmuştur. Ayrıca ABD’deki “New Deal”’den etkilenmiştir. ( Sicsu, 2020) Sicsu’nun (2020) dikkat çektiği iki nokta önemlidir; New Deal Keynes’den değil, Keynes New Deal’den etkilenmiştir. Ayrıca New Deal politikası da Bolşevik planlamadan etkilenmiştir. 

Devlet planlaması, (devlet) sosyalizminden ve komünizmden farklıdır. Devlet planlaması bireylerin uygun alanlardaki faaliyetleriyle, ücret sisteminin dönüştürülmesiyle uğraşmaz; kar motifinin atılması gibi işler yapmaz. Onun amacı, bireyin diğer bireylerle ve diğer bireylere karşı özgürce faaliyette bulunurken, merkezi kontroller yoluyla ileriyi görmesini sağlamak, böyle çevreyi değiştirmek ve koşullandırmaktır. (Crotty,2019, s.127) 

Keynes’in devlet planlaması, merkezi planlamadan farklıdır. Keynes, devlet planlamasında, a) talep yönetimi, b) finansal istikrar, c) gelir dağılımı, d) belirsizlikleri elimine etmek, e) özel girişim için uygun ortam yaratılması, f) tam istihdam için istikrarın sağlanmasını amaçlamıştır. (Sicsu, 2020) 

Son olarak dikkat çekici bir nokta; planlamanın genel amaçları ve nispi önceliklerin, demokratik kontrol altında seçilmiş otoritelerce belirlenmesi gerektiğidir.(Crotty, 2019, s.95) 

Piyasa Sosyalizmi, Sosyal Piyasa Ekonomisi ve Keynes 

Keynes’in liberal sosyalizmi piyasa sosyalizminden oldukça farklı gözükmektedir. L.Walras’ın bilimsel sosyalizm olarak adlandırdığı ve O.Lange’nin zirve noktasına çıkardığı piyasa sosyalizmi Neoklasik iktisat temelli, tam rekabet modelidir. Eşitlik (hakkaniyet temelinde), kaynakların etkin dağılımı asıldır. Piyasa mekanizmasına (piyasanın gerçekte var olup olmaması önemli değildir) güven tamdır. Keynes’de ise piyasa mekanizmasına, özellikle finansal piyasalara güvensizlik asıldır. Belirsizlik sorununun azaltılması önceliklidir. Keynes’de, problem çözmeye yönelik “gerçekçi” bilim anlayışı vardır. 

Keynes’in liberal sosyalizmi birçok açıdan K.Wicksell’in “devrimci programını” anımsatmaktadır. Her ikisinde de iktisat ahlak bilimidir. Aynı şekilde uygulamalı bilim, yani sanattır. Devrimci programda, birbirine bağlı problemler şunlardır: a)Tekel ve aksak rekabet, b)Gelir ve servet eşitsizliği, c) Ekonomik fırsat eşitliği, d) Ekonomik istikrarsızlıktır. (Guillot, 2019, s.3) Devrimci programda, teorik ve politik düzeylerde Marksizm’e bir alternatif getirilmektedir. (Guillot, 2019, s.3) Ayrıca problemlerin demokratik çerçevede, barış içinde çözülmesi önerilmektedir. ( Guillot, 2019, s.28) 

Bir diğer benzerlik kamu kesimin performansı ile ilgilidir. Wicksell, Neoklasik iktisat temellerinde, kamu kesimi ağırlıklı iktisat anlayışını savunmaktadır; “… Kolektivist bir toplum, hızlı sermaye birikimi için mevcut bireyci toplumdan çok daha iyi bir güvence sağlayabilir. Ortak çabalarla biriktirilen sermaye, bütün bireylere ve toplumun bütününe gelecekte eşit fayda sağlayacaktır; ve bazı işletmeler başarısız olduğunda, başarılı olanlar buna karşılık daha fazla getiri sağlıyorlarsa, fazla önemi olmayacaktır. Mevcut görüşe aykırı olmakla birlikte, – gelecek nesillerin refahına olan ilginin mevcut toplumdan daha az olmadığını varsayarsak-kolektivist toplumda kesinlikle, yeni sermaye ile üretim tamamen arz edilene ve ulusal dividant teknik olarak maksimumuna ulaşıncaya kadar, sermayenin artan birikimini bekleyebiliriz”. (K.Wicksell, 1901, İngilizcesi 1934- Lectures on Political Economy, s.211-212’den, Lönnroth,1995, s.110) 

Keynes’in sosyalizmini, 1930-40’ların Neoliberalizmi (Eren, 2017a, 2019), Ordoliberalizm, sosyal piyasa ekonomisi ile kıyaslamak da ilginç olacaktır. Bazı ortak noktalar dikkati çekmekle birlikte keskin ayrılıklar vardır.

Her ikisinde de “klasik” liberalizme ve sosyalizme karşı yeni bir düzen arayışı, kurgusu vardır; Üçüncü Yol. Üçüncü yola, Keynes liberal sosyalizm, diğerleri Ordoliberalizm adını vermektedir. Fark sadece bir kavram farkı değildir. Ordoliberalizmde pozitif rol yüklenen devletin öncülünde oyunun kuraları belirlenmekledir. Devletten beklenen sosyal açıdan kurumlar oluşturması, vergi yoluyla gelir transferi yapması, fiyat mekanizmasına müdahale etmeden işlemesini sağlamasıdır. Bu arada alt yapı hizmetleri ve ölçek ekonomileri devlete aittir. Bunlarda klasik liberalizmden sosyal liberalizme yöneliş vardır. Kurallar bağlayıcıdır. Ayrıca Ordoliberal yaklaşımda “mevcut” iktisat anlayışına herhangi bir eleştiri yoktur. 

Keynes’de, tam istihdam ve sosyal adalet önceliklidir. Anlaşıldığı kadarıyla Keynes, gençlik yıllarından itibaren piyasa ekonomisine, piyasaların işleyişine, özel sektöre kuşku ile yaklaşmaktadır. Ahlak bilimi çerçevesinde sosyal adaleti savunmakta; belirsizlik sorunu nedeniyle piyasa ekonomisine karşı negatif duygular taşımaktadır. Bu açıdan devletin ekonomi de yerinin ve kontrolünün arttırılması taraftarıdır. Kamu girişimciliği, ulusal planlama kurulu ve devlet planlaması taraftarıdır. Burada işleyişte ekonomi mühendisliği, elitizm öne çıkmaktadır. İyi yetişmiş bürokratlar ve yöneticiler, özel girişimciden daha iyi karar verebilirler. Durumun gereğini yapmak önceliklidir. 

Keynes’in devleti oyunun kurallarını belirleyen ve kontrol eden devletin ötesinde girişimci devlettir. Devlet girişimde bulunurken, sadece tam istihdamı gerçekleştirmek değil, aynı zamanda alt yapı, kültür ve eğitim tesisleri, ulaşım ve endüstrilerin geliştirilmesini hedeflemektedir. (Asena, 2020) Keynes, özgürlüğün büyük düşmanı olarak gördüğü özel tekellere karşı, kamu tekellerini savunmaktadır. 

Sonuç 

Genel Teori’de sosyalizmden söz edilmemesi ve kitabın “yetersiz düzenlemiş”, kötü yazılmış”, “özensizce yazılmış” gibi eleştirileri bir yana, J.K.Galbraith’in (1977) aşağıdaki ifadesi Keynes’in iktisadı hakkında bir gerçeği ifade etmektedir: 

Okuyucular çok fazla çaba sarf ettikten sonra anlamışlarsa, düşüncelerini kuvvetli bir şekilde savunurlar. Zahmetin değer olduğunu düşünmek isterler. Ve eğer, İncil ve Marks’ta olduğu gibi, yeteri kadar çelişki ve belirsizlik varsa, okuyucu daima inanmak istediği bir şeyler bulabilirler. Bu da taraftar kazandırır. (J.K.Galbraith, 1977 den Snowdon ve Vane, 2012, s.49, 50) 

Keynes’in liberal sosyalizmi, bunlardan biri midir? Son yıllardaki değerlendirmeler, Keynes’in “yeni bir yol” önerdiği ve geliştirdiği doğrultusundadır. 

Keynes’in görüşü bir orta yol mudur, yoksa yeni bir yol mudur? Robert Skidelsky’e katılarak, P.Davidson şunları ifade ermektedir: “Keynes’in görüşü, pek çoğunun iddia ettiği gibi, laisez faire kapitalizmi ile üretim ve değişim ekonomisinin mutlak devletin kontrolünde olduğu sosyalist görüş arasında bir orta yol değildi. Gerçekten yeni bir yoldu ( Skidelsky, 2000, p. Xvii’den, Davidson, 2009, s.14) 

Keynes’in 1935 yılbaşı günü B.Shaw’a yazdığı mektupta belirttiği gibi, geniş anlamda “yeni” bir iktisat arayışı söz konusudur. Örneğin “gerçek” belirsizlik, parasal üretim fonksiyonu, tasarruf→ yatırım→ gelir yerine yatırım→ gelir→ tasarruf ilişkisinin geçerli olduğu bir iktisat bilimi arayışı vardır. “Yeni” iktisat arayışı politika önerilerinden bağımsız değildir; Tam istihdam; kalıcı olarak düşük faiz oranları; sıkı sermaye kontrolleri; gelir ve servetin önemli ölçüde aşamalı olarak yeniden dağıtılması; rantiyecinin kontrolündeki ve Bank of England tarafından desteklenen finans kapitalizminin (“kiracının ötenazisi”) devletleştirilmiş bir Merkez Bankası’nın rehberliğinde sona ermesi; yönetilen ticaret; rekabeti düzenleyen politikalar; ve birçok endüstriyel politika türü. (Crotty, 2019, S.170) Keynes’de bütün bu görüşlerin karşılığı, ortak amaç ve bireysel özgürlüklerin bir arada gerçekleştirildiği “liberal sosyalizm”dir. 

KAYNAKÇA 

B.Snowdon ve H.R.Vane, Modern Makroekonomi, Efil Yayınevi, 2012. 

D.B.Klein ve R. Daza, “ Lawrence R. Klein”, Econ Journal Watch 10(3), September 2013, s. 388-396 

D. Vines ve S. Wills,(2018) “ The Rebuilding Macroeconomic Theory Project: An Analytical Assessment”, Oxford Review of Economic Policy, 34(1-2), 2018 s. 1–42 

E.Eren, “Neoklasik İktisat Liberal Düşüncenin İktisadı mıdır?”, İktisat ve Toplum Dergisi 83. Sayı, 2017 

E.Eren, “Avusturya İktisadından Üçüncü Yola: Türkiye Yıllarında Wilhelm Röpke”, Türkiye’de İktisadi Düşünce, M. Erdem Özgür (Derleyen), Alper Duman (Derleyen), Alp Yücel Kaya (Derleyen), İletişim Yayınları, 2017a. http://www.iletisim. com.tr/kitap/turkiyede-iktisadi-dusunce/9532#.WiAQj0riYdU 

E.Eren, “H.C.Simons’da Liberalizm ve Kriz Kuramı”, Kapitalizmin Krizinden İktisadın Krizine: Kuramsal ve Yöntemsel Bir İnceleme, (Der.) Gülenay Baş Dinar, Vedat Ulvi Aslan, Siyasal Kitabevi, Aralık 2019, s.69- 94. https://www.siyasalkitap.com/ kapitalizmin-krizinden-iktisadin-krizine 

E.Eren, “İktisadın ‘Gizli’ Tarihi: Sosyalizm ve Neoklasik İktisat”, İktisat ve Toplum Dergisi, Ocak 2020 

E.R.Weintraub, “ McCarthyism and the Mathematization of Economics” , CHOPE Working Paper No. 2016-18, February 2016 

E. W. Fuller, “ Was Keynes a Socialist?”, Cambridge Journal of Economics, 2019, 43, 1653–1682 

(Ed.) F.Lee, A History of Heterodox Economics Challenging the Mainstream in the Twentieth Century, Routledge, 2009 

G. Mongiovi, “ Franco Modigliani and the Socialist State”, May 2015 

https://pdfs.semanticscholar. org/1877/67a6b89ec360226caa1545f34d341c1f5544.pdf 

H. L. Root, “Keynes or Hayek: Is the Road to the Future Mechanistic or Organic?”, SSRN Electronic Journal, 2018 

J. Asena,” Keynes Againist Capitalism: His Economic Case for Liberal Socialism, by James Crotty, Book Review”, The New School Economic Review, 2020 

J. Bockman, Markets in the Name of Socialism: The left- Wing Origins of Neoliberalism, Stanford University Press, 2011 

J. Crotty, Keynes Agains Capitalism: His of Case for Liberal Socialism, Routledge, 2019 

J. Sicsú , “Keynes’s State Planning: from Bolshevism to The General Theory” , The European Journal of the History of Economic Thought, 2020 

J. Lönnroth, “Swedish Model Market Socialism”, (ed) I.Steedman, Socialism and Marginalism in Economics 1870–1930, Routledge, 1995, s.101-115 

L. Guillot “ Widening Wicksell’s Conception of Political Economy: his “thoroughly Revolutionary Programme”, The European Journal of the History of Economic Thought, 2019 

M. G. Hayes, John Maynard Keynes: The Art of Choosing the Right Model, Polity Press, 2020 

M. Sebastiani, “The State and the Market in John Maynard Keynes and His Relevance Today”, (ed) M. Cristina Marcuzzo, G.Deleplace ve P. Paesani, New Perspectives on Political Economy and Its History , Palgrave, 2020, 383-399 

P. Davidson, “ Post World War II politics and Keynes’s Aborted Revolutionary Economic Theory”, Economia e Sociedade, Campinas, v. 17, Número especial,2008, s. 549-568 

P. Davidson, John Maynard Keynes, Palgrave, 2009 

R. O’Denoll, “Keynes’s Socialism, Conception, Strategy and Espousel”, (ed) C. Sardoni ve P. Kriesler, Keynes, Postkeynesianism and Political Economy: Essays in Honour of Geoff Harcourt, V.3, Routledge, 1999, s.151-178 

S. Sabhlok, “Keynes was not tTchnically a Fabian, but was Fabian Socialist Nevertheless”, 2011. https://www.sabhlokcity. com/2011/09/keynes-was-not-technically-a-fabian-but-was-fabian-socialist-nevertheless/ 

W.U Solberg. ve R.W. Tomilson. “Academic McCarthyism and Keynesian Economics: The Bowen Controversy at the University of Illinois”, History of Political Economy 29: 1, 1997, s.55-81

Son Notlar 

  1. The Life of John Maynard Keynes (London: Macmillan, 1951). Harrod, 1945 seçimlerinde Liberal Parti’den milletvekili adayı olmuştur. 
  2. Keynes, 1903 yılında Cambridge’deki Fabian grubuna üye olmuştur. Ayrıca Keynes, üyelerinin büyük kısmının Fabiancı sosyalist olduğu, Boloomsbury grubunun üyesi idi. (SanJeev Sabhlock, 2011) 
  3. Keynes, daha önce de düzenli aralıklarla çalışmaları hakkında Shaw’a bilgi vermiştir. 
  4. P.Davidson’un (2009, s.14) yorumu biraz farklıdır. 1920’lerde İngiltere’de iki büyük siyasi parti İşçi Partisi ve Muhafazakarlar vardı. Keynes’in ekonomik görüşleri bu iki tarafla çelişiyordu. Yalnızca Liberal Siyasi Parti, Keynes’in ekonomik fikirlerini kabul etme olanağına sahipti. Keynes’in mizacı ve inancı, onu hayatı boyunca liberal yapacaktı. Bununla birlikte, Keynes, Lloyd George 1926’da Liberal Parti’nin lideri olana kadar Liberal politikaların geliştirilmesine karışmadı (Skidelsky, 1992, s. 21). Keynes, liberalleri, bireysel inisiyatifin memnuniyetle karşılandığı, serbest ekonominin korunduğu ve ekonomik sıkıntıların önemli ve kalıcı olduğu yerlerde devlet müdahalesine izin verecek bir sisteme doğru, laisez faire anlayışından uzaklaşarak, döndürmeye çalıştı. 
  5. Keynes’in, 1923 yılında (In A Tract On Monetary Reform) söylediği “uzun dönemde hepimiz ölüyüz” sözü cümlenin önü ve arkası çıkarılarak yanlış yorumlanmıştır. Keynes için uzun dönem çok önemlidir. Keynes, kısa dönemde iktisatçıların sorumluluğuna dikkat çekmiştir. P.Davidson’un (2009, s.15) dikkat çektiği şu noktalar önemlidir: “Bununla birlikte Keynes, bu klasik miktar para teorisinin Cambridge versiyonunun yalnızca uzun vadede geçerli olduğunu fark etti. En ünlü sözlerinden birinde Keynes şunları yazdı: “Ancak bu uzun dönem, güncel olaylar için yanıltıcı bir kılavuzdur. Uzun vadede hepimiz ölüyüz. Ekonomistler, fırtınalı mevsimlerde bize fırtına çok uzun zaman geçtiğinde okyanusun tekrar düz olduğunu söylerlerse, kendilerini çok kolay, çok yararsız bir görev belirlediler ”(Keynes, 1923, s. 65)”. “Ekonomistlerin üstlenmesi gereken zor ama faydalı görev, içinde yaşadığımız kısa vadede ekonomi istikrarsızlık gösterdiğinde hangi ekonomik önlemlerin alınması gerektiğini belirlemektir. Ne yazık ki klasik iktisat teorisi bu soruna ışık tutmadı”. 
  6. Keynes, yüksek işsizliğin nedeninin sendikaların değil, serbest piyasa kapitalizminin olduğu konusunda ısrar etti. Makro ders kitabınızda bundan nerede bahsediliyor? Sendika destekli para-ücret katılığının, mümkün olan en güçlü koşullarda tam istihdamın önündeki başlıca engel olduğu iddiasına saldırdı ve bunun tersine, önemli bir ücret deflasyonu süreci başlarsa ekonomiyi tamamen istikrarsızlaştırabileceğini savundu.(Crotty, 2019, s.218) 
  7. Wicksell değerlendirmeleri için bkz. L. Guillot, 2019 

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 125
Sayfa Aralığı: 19-31

Ercan Eren 1957 yılında Denizli'de doğdu. 1978 yılında istanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni bitirdi. Aynı fakültede yüksek lisans ve doktora yaptı. 1980-1993 yılları arasında Uludağ Üniversitesi'nde araştırma görevlisi, yardımcı doçent ve doçent olarak çalıştı. 1994 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne profesör olarak atandı. Evli ve bir çocuk babasıdır. Ercan Eren, İktisatta Yöntem, Piyasa-Özgürlük ve Eşitlik, Makro İktisat, Mikro İktisat ve Türkiye'de 1998-1999 Krizinde Yönetici Davranışları (ortak çalışma) adlarında yayınlanmış beş kitaba sahiptir. Ercan Eren'in iktisatta yöntem, iktisat eğilimi, iktisadi düşünce tarih, piyasa ve etkinlik sorunları, geçiş ekonomileri, makro iktisat, siyaset ekonomisi alanlarında yoğunlaşan yüzden fazla makalesi yayınlanmıştır.

Bir cevap yazın