Küresel Kriz Sonrası Türkiye’de Finansal İstikrar – Veysel Karagöl


Amerika Birleşik Devletleri’nde başlayan ve tüm dünyayı kısa sürede etkisi altına alan Küresel Finans Krizi, makroekonomi politikalarının yeniden gözden geçirilmesinin ve köklü değişikliklerle yeni şartların uyumlaştırılmasının gereğini ortaya çıkarmıştır. Krizle birlikte özellikle makro ihtiyati politikaların ve finansal istikrarın üstünde durularak para politikasının sınırlarının yeniden belirlenmesi gerektiğinin üzerinde durulmuştur (Blanchard vd., 2010). Dolayısıyla krizden sonra finansal istikrarı sağlamaya yönelik politikalar hız kazanmış ve finansal sektörün istikrarı üzerinde daha fazla durulmaya başlanmıştır. Finansal istikrarın derecesinin belirlenmesinde kullanılan önemli bir gösterge de finansal baskı endeksidir. Finansal baskı, finansal sistemin normal işleyişinin kesintiye uğraması olarak tanımlanabilir. Finansal baskı endeksi ise ekonomiye etki eden farklı bir takım göstergelerin birleştirilerek finansal sistemdeki mevcut durumun niteliğini belirlemek için kullanılır (Vermeulen vd., 2015:2). Ekonomilerde meydana gelen finansal baskının birçok nedeni olabilir. Varlıkların değerleri ve yatırımcıların davranışları ile ilgili olarak artan belirsizlik, finansal varlıkların alıcıları ve satıcıları arasında oluşan bilgi asimetrisi ile riskli ve likiditesi düşük finansal varlıkların elde tutulma isteğinin azalması finansal baskının artmasına neden olan en önemli belirleyiciler arasındadır (Hakkio ve Keeton, 2009). Finansal sistemin gidişatının ve ekonomide söz konusu olabilecek bir takım risklerin belirlenmesi adına finansal baskı endeksinin hesaplanması önem arz etmektedir. Finansal baskı endeksi bir finansal kriz öncü göstergesi olabileceği gibi aynı zamanda mevcut durumda izlenebilecek politikaların belirlenmesi adına önemli bir araç niteliği de taşımaktadır.

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 80
Sayfa Aralığı: 51 - 54

Bu makalenin tamamını okumak için satın almalısınız.

Bir cevap yazın