Lidyalılardan Kripto(n)lulara – Mert Can Duman


Tarihte bilinen ilk değişim araçları, takas ekonomisinde kullanılan küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar ve üretim konu ürünler olmakla birlikte, yıllar geçtikçe takas için bıçağa benzeyen küçük metal eşyalar,  ardından da deniz kabukları olarak kullanılıyordu. Ortasına delik delinerek belli sayılar  itibarıyla ipe dizilen deniz kabukları binlerce yıla dayanan  paranın tarihini başlattı (ki deniz kabukları kullanımı halen bazı kıyı devletlerinde sürüyor). Davies (2010) paraya “dünyanın dönmesini sağlama” gibi ulvi bir görev atfederken aynı zamanda tarih boyunca din, umut, korku ve beklenti gibi hususlarla ilişkilendirildiğini, paraya olan yaklaşımın, sahip olunan miktarıyla kimi zaman çelişkili (paradoksal) durumlar ortaya çıkardığını ifade eder. Chown ve Chown (1994) ise özellikle Birinci Dünya Savaşı’yla birlikte ve  sonrasındaki süreçte insanlığın başına gelen felaketlerin öncelikli sebebi olarak, tabiri caizse günah keçisi olarak belirlenen paranın, tabii ki yaşanan tüm sıkıntıların müsebbibi olarak görülmesinin adaletsiz ve gerçekçilikten uzak olduğunun altını çiziyor. Ancak şu bir gerçek ki, paranın ve paranın yönetiminin anlaşılmadığı bir durumda özellikle son bir yüzyılın tarihçesini ele almak, ekonomik, siyasi ve sosyal gelişmeleri değerlendirmek bir ütopyadan öteye gitmemektedir (Chown ve Chown, 1994). Goetzmann (2016) finansal sözleşmelerin şimdiki zaman ile gelecek zaman arasındaki para üzerinden sağlanan ödünleşmenin üretim ve tüketim kanallarıyla sağlandığının altını çiziyor. Tüketim motivasyonu ihtiyaçların ya da öngörülemez maliyetlerin karşılanması ihtiyacıyla gelişirken üretim tarafında girişimlerin daha yüksek bir değere sahip olması, daha yüksek bir üretim düzeyine ulaşılması, daha yüksek kar elde edilmesi gibi amaçlarla şekillenen bir motivasyon zemini şekillenmektedir (Goetzmann, 2016).

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 122
Sayfa Aralığı: 82 - 87

Bu makalenin tamamını okumak için satın almalısınız.

Bir cevap yazın