17. yüzyılda, Hollanda’da dinsel nedenlerin de ihmal edilemeyeceği savaşta Kalvinist kiliselerin baskıcı tutumlarına karşı laiklik, demokrasi, özgürlük ve toleransa destek vermenin acil olduğunu düşünen Spinoza, biraz da bu sebeple “Teolojik Politik İncelemeyi” yazmaya koyulacaktı (Spinoza, 1999: 17). Temel yapıtı” Etika” biraz bekleyebilirdi (L’Éthique, 1994: 21). Bugünden bakıldığında bile filozofun bu iki eserinde de insan tabiatının derinliklerinde saklı duran temel yönelimlerin yasalarını nasıl doğrulukla ve ustalıkla tespit ettiğine hayran olmamak mümkün olmayacaktır. İnsan doğasının a priori (önsel) olarak var olduğunu ileri süren özcülükle (essentialisme), onun zaman ve mekân içinde var edilebileceğini ileri süren “a posteriori” temelli varoluşçuluk (existentialisme) arasındaki büyük tartışmaya girmek bu yazının boyutlarını aşacaktır. Ama yine de filozofun, derin düşüncenin ürünü olduğu anlaşılan “özcü” tespitlerine hak vermemek elde olmayacaktır.
Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 113Sayfa Aralığı: 55 - 59






Bir cevap yazın