Neoliberal Popülist-Otoriterleşme, Demokrasi Krizi Ve Türkiye Deneyimi Üzerine Kısa Notlar – Uğur Eser


Güncel veriler 2008 Küresel Krizi’nden bu yana dünyada ve ülkelerin kendi içlerinde gelir ve servet eşitsizliklerinin, yoksulluğun ve yolsuzlukların arttığını gösteriyor. Dünya ekonomisinde büyümenin yavaşlaması ve yaşanan “uzun durgunluk” (IMF’nin icra direktörü Kristalina Georgieva’nını deyişiyle “senkronize durgunluk”) hemen her ülkede alt ve orta sınıf toplum kesimlerinde işsizlik ve yoksullaşmayı da beraberinde getirdi. Bu süreçte eşitsizlik ve yoksulluktaki artış liberal demokrasinin değerlerinin aşınmasına da yol açtı. Kapitalizmin merkezinde ve çevresinde yer alan ülkelerde geniş halk kitlesi tepkilerini egemen siyasi düzenin elitlerine yöneltti. Seçmen tercihlerinde otoriter sağ partilere ve popülist politikalara yönelik bir kayma yaşanıyor. Gelir dağılımındaki bozulma ve servetin belli ellerde aşırı yoğunlaşması toplumların görece yoksul kesimlerinde egemen düzenin kurumlarına ve siyasi elitlere olan hoşnutsuzluğu artırarak, yakın bir tarihte giderek halk hareketlerine ve isyan dalgalarına dönüştü. Halk kitleleri düzen değişikliği talep etmektedir. Yakın dönemde Fransa’dan Şili, Bolivya ve Ekvator’a, Irak, Lübnan ve Hong Kong’a kadar uzanan bir coğrafyada giderek büyüyen isyan dalgaları bu düzenin değişmesini isteyenlerin talebini yansıtmaktadır.

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 111
Sayfa Aralığı: 29 - 35

Bu makalenin tamamını okumak için satın almalısınız.

Bir cevap yazın