Seçime Giderken – İTD 92


Bu sayı elinize ulaştığında seçime 10 gün kalmış olacak. Türkiye seçime %12,15’e ulaşan enflasyon oranı, %17,25’e dayanan faiz oranı ve 1 ABD dolarının 4,65 TL düzeyinde seyrettiği, genel işsizlik oranının %10,6, genç işsizlik oranının %19 olduğu kırılgan bir ekonomik ortamda gidiyor. Bu olumsuz göstergeler belli bir dönem içerisinde akılcı iktisat politikalarıyla tersine çevrilebilir. Türkiye için asıl sorun kurumsal altyapısının (hukuktan eğitime, etik değerlere kadar uzanan) bozulması, hatta biraz sert bir ifade ile yıkılmasıdır. Ne yazık ki, bu bozuk yapılanmayı mevcut anayasa ile düzeltmek mümkün değildir. Buna rağmen Türkiye, bu anayasayla seçime gidiyor. Umudumuz, seçim sonrası siyasal partilerin bunu fark ederek kısa sürede kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter sistemi esas alan, hukukun üstünlüğü temeline dayanan, devletin şeffaf ve hesap verebilir olmasını sağlayacak yeni bir anayasa için hızla çalışmaya başlamasıdır, çünkü mevcut Anayasa, Türk toplumuna, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi deneyimine aykırı olan bir anayasadır.
Eğer kurumsal yapılanma, geçmişe dayandırılmak istenirse, yani geleceği pas geçen bir yapı gösteriyorsa bu tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de zaman ve kuşak kaybına neden olur. İTD olarak biz, geçmişten ders alıp geleceği kurgulayan, akademik kaygıları öne çıkartan kimliğimizi koruyan yayın politikamızın bir gereği olarak 92. sayımızın özel dosyasını Sanayi 4.0 konusuna ayırdık. Sevgili İbrahim Semih Akçomak dosyanın editörü oldu. Kendisine ve destek veren tüm akademisyenlere teşekkür ederiz.
Bu sayımızda Sosyal Bilimciler Konuşuyor’un konuğu değerli hocamız Asaf Savaş Akat oldu. Danışma Kurulu üyemiz Prof. Dr. Akat ile yaptığımız söyleşide, aslında 1960’lardan günümüze Türkiye ekonomisinin olduğu kadar iktisadın da içinde yer aldığı sosyal bilimlerin geçirdiği evrimi netleştirmeye çalıştık. Fark Yaratanlar köşesinde ise dostum, kardeşim Alper Kafa’yı konuk ettik. Sevgili Alper ile Türkiye’de sanatın son kırk yılının öyküsünü konuştuk.
Değerli okuyucular, gelecek sayımıza kadar geçecek olan kısa sürede Türkiye iki büyük seçimi yaşayacak. Şunu belirtmek isterim ki, özgürlük olmadan, hukukun üstünlüğü olmadan demokrasi olmuyor. Demokrasi olmadan da kalkınmış ülke kimliğine kavuşmak sadece bir hedeften öteye geçemiyor. Umarım Türkiye bu yeni seçimde özgürlüğü, demokrasiyi ve kalkınmaya giden yolu seçer.
Okurlarımızın, yazarlarımızın, Yayın Kurulu üyelerimizin bayramını en iyi dileklerle kutlarım.

Okuyarak ve sevgiyle kalın.

İKTİSAT VE TOPLUM DERGİSİ Genel Yayın Yönetmeni

Bir cevap yazın