ABD Başkanı Barrack Obama, son görev döneminde Washington’nun gelecekteki güvenlik ve ekonomi politikalarının ana merkezinin Hint-Pasifik Bölgesi olacağını vurgulamıştı. Bu strateji değişikliğinin iki ana nedeni vardı: Birincisi, Çin’in yükselen küresel süper gücünü ve bölgedeki artan ekonomik ve askeri etkinliğini durdurabilmek; ikincisi, Hint-Pasifik Bölgesi’nin güçlü ekonomik gelişmelere ve gelecekteki uluslararası düzen için büyük öneme sahip bir ekonomik ve siyasi yapıyı oluşturacağı beklentisi idi.
Bu bölgeye artan ilginin diğer bir nedeni de, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’in, bu dinamik bölgenin yeniden yapılanması sürecinde aktif bir rol oynaması ve büyüyen pazarından daha yüksek pay almayı hedeflemeleri idi. Amaçları, bölge ülkeleriyle ilişkilerini çeşitlendirmek, derinleştirmek ve genişletmektir.
Kısacası, önümüzdeki yıllarda Hint-Pasifik Bölgesi’ndeki gelişmeler, dünya kamuoyunun ve medyanın dikkatini bu bölgenin yeniden oluşumuna ve olası siyasi-askeri ve ekonomik çıkar çatışmalarına yöneltecektir.
Türkiye’nin Diplomatik İlişkileri
Türkiye, 2010’dan bu yana bölgedeki altı ülkeyle olan ilişkilerini stratejik ortaklıklara dönüştürdü: Bu ülkeler arasında, Çin, Japonya, Endonezya, Güney Kore, Malezya ve Singapur yer almaktadır. 2012 ile 2017 yılları arasında Ankara, bölgedeki ülkelerle diplomatik ilişkilerini genişletti. Naypyidaw, Phnom Penh, Bandar Seri Begawan ve Vientiane’de yeni büyükelçilikler açıldı. Bu girişimler sonucunda, Ankara bölgedeki diplomatik misyonlarının sayısını 15’e çıkardı.
Türkiye ile Çin Cumhuriyeti arasındaki siyasi ve diplomatik ilişkiler 4 Nisan 1934’te bir dostluk anlaşmasının imzalanmasıyla başladı. Yıllar sonra, Türkiye 5 Ağustos 1971’de Çin Halk Cumhuriyeti’ni resmen (PRC) tanıdı. Ankara ile Pekin arasındaki ilişkiler, 1980’lerde iki ülke arasında bir danışma mekanizmasının kurulmasıyla birlikte hızlı bir şekilde ilerledi.[1] İkili ilişkiler 2010’da “stratejik iş birliği”ne dönüştü. Dikkat çekici bir şekilde, 2010’dan bu yana, Türkiye Büyük Millet Meclisi, enerji, ticaret, altyapı, sağlık, lojistik, teknoloji ve kültür, demiryolu inşaatı, BRI ve Orta Koridor alanlarında Çin ile iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan 12 yasa çıkardı.
Ankara; Birleşmiş Milletler, G-20 ve MIKTA (Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye ve Avustralya) gibi uluslararası platformlarda bölge ülkeleriyle yakın iş birliği içersindedir. Türkiye, 2010 yılından itibaren ASEAN (ACD), Pasifik Adaları Forumu’na (PIF) toplantılarına ve Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (SCÖ) Diyalog Ortağı olarak katıldı. Tüm bu yakın ilişkiler bize, Ankara’nın Hint-Pasifik bölgesiyle siyasi ilişkilerini geliştirme konusunda güçlü bir ilgisi ve kararlığı olduğunu göstermektedir.
Son yıllarda, Türkiye’nin Hint-Pasifik Bölgesi’yle ikili ticareti ve yatırım ilişkileri, özellikle Çin ile dikkat çekici şekilde arttı. RCEP (Regional Comprehensive Economic Partnership/Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık) ülkeleri ve Hindistan ile toplam ticaret hacmi (RCEP+ I) 2004’te 17 milyar USD’den 2018-2022’de 320 milyar USD’ye yükseldi. Bölge ülkelerinin Türkiye’ye doğrudan yatırımı 2022 sonunda 20 milyar USD’ye ulaştı. Türkiye’nin RCEP+I ülkelerine yaptığı yatırımlar ise sadece 763 milyon USD’ye ulaştı.
RCEP Ülkeleri ve Hindistan’ın Dünya Ekonomilerindeki Konumları
Ekonomik göstergeler, RCEP+I ülkeleri GSYH’lerine göre üç gruba ayrılabilir: İlk grup, G20’nin içinde yer alan üyelerini kapsamaktadır; bunlar arasında Çin (2), Japonya (4), Hindistan (6), Avustralya (12), Güney Kore (15), Türkiye (16) ve Endonezya (17). İkinci grup ise, orta büyüklükte ancak gelişmiş veya yarı gelişmiş ülkelerden oluşmaktadır: Singapur (27), Tayland (31), Vietnam (33), Malezya (34), Filipinler (35), Hong Kong (39) ve Yeni Zelanda (52); üçüncü grup ise, gelişmekte olan ülkeler Myanmar (84), Kamboçya (96), Laos (135) ve Brunei Darussalam (143).
Türkiye’nin RCEP ülkeleri ve Hindistan ile Dış Ticaret İlişkileri
Türkiye’nin RCEP+I ile toplam ticaret hacmi 2018-2022 yılları arasında 320 milyar USD olmuştur. Türkiye’nin RCEP+I’deki başlıca ihracat ortakları Çin, Hindistan, Güney Kore ve Japonya’dan oluşmaktadır. Türkiye’nin 2018-2022 döneminde RCEP+I’ye olan toplam ihracatı 45 milyar USD, RCEP+I’den toplam ithalatı ise, 276 milyar USD olup, Türkiye’nin bu bölge ile dış ticaretinde yaklaşık 231 milyar USD büyük bir ticaret açığı oluşmuştur.
Türkiye’nin Hint-Pasifik’teki başlıca ihracat ortakları Çin (%34,8), Hindistan (%13,8), Güney Kore (%11,3), Avustralya (%9,1), Singapur (%7,3) ve Japonya’dır (%6,0). Diğer RCEP üyelerinin payı %5’in altındadır: Endonezya (%3,3), Malezya (%4,6), Yeni Zelanda (%1,3), Vietnam (%2,7), Filipinler (%1,9), Brunei, Kamboçya, Laos, Myanmar (%0,0).
Türkiye’nin RCEP+I ülkelerinden ithalatında Çin (%49,6), Türkiye’nin RCEP’te ana ve önde gelen ithalat ortağıdır; ardından Hindistan (%13,7), Güney Kore (%12,6) ve Japonya (%7,5) 2018-2022 yıllarında yer almaktadır. Diğer RCEP üyelerinin payı %5’in altındadır: Avustralya (%1,9), Malezya (%4,8), Vietnam (%3,1), Tayland (%2,8); bölgeden Türkiye’nin ithalatındaki diğer RCEP ülkelerinin payı ise %0,6 ile (%0,0) arasında değişmektedir.
İlginç bir şekilde, Türkiye’nin 2018-2022 döneminde RCEP+I ülkeler ile toplam dış ticaret açığı 231 milyar USD’nin bölge ülkeleri arasındaki dağılımı şöyledir: Çin (%52,4), Hindistan (%13,5), Güney Kore (%12,5) ve Japonya (%7,6). Türkiye, Çin ile en yüksek ticaret açığına sahip olup, onu Hindistan, Güney Kore ve Japonya takip etmektedir. 2018-2022 yıllarında Singapur ile ticaretinde Türkiye lehine 1,4 milyar USD tutarında bir ticaret fazlası oluşmuştur.
Türkiye ile RCEP+I arasındaki ihracat ve ithalat rakamları karşılaştırıldığında, Çin, Japonya, Singapur, Güney Kore ve Türkiye arasındaki ticaretin “inter-trade specialisation” özelliği ortaya çıkmaktadır. Başka bir deyişle, Türkiye bu ülkeler ile çok farklı türde malları ihraç ve ithal etmektedir. Türkiye ağırlıklı olarak tarımsal ürünler, mineraller, demir ve çelik ile emek yoğun mallar ihraç ederken, ağırlıklı olarak Çin, Japonya, Güney Kore ve Hindistan’dan sermaye yoğun yüksek teknoloji ürünleri ithal etmektedir. Türkiye ile Çin, Japonya, Singapur, Güney Kore ve Hindistan arasındaki ticaret ilişkileri, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki dış ticaret ilişkilerinin birçok açıdan yansımasıdır. Ticaret rakamları, Türkiye’nin bu ülkelerle asimetrik ticaret ilişkilerini açıkça göstermektedir.
Sonuç
Ankara’nın Hint-Pasifik Bölgesi’ndeki tüm ülkelerle yoğun diplomatik ve siyasi ilişkiler kurduğu açıktır, ancak mevcut ekonomik ilişkileri, Çin ve bir ölçüde Hindistan, Japonya ve Güney Kore hariç, dünya ekonomisinin diğer bölgelerine kıyasla hem ticaret hem de yatırım hareketleri açısından geride kalıyor. Önde gelen ve gelişmiş RCEP ülkeleri Türkiye ile ticarette karşılaştırmalı bir üstünlüğe sahipler. Türkiye, bu ülkelerle ekonomik bağlarını derinleştirmeyi ve Hint-Pasifik’teki pazar payını genişletmeyi hedeflerken, Türk ekonomisinin önümüzdeki yıllarda Çin ve Avrupa ekonomileriyle etkili rekabet edebilmesi için, düşük maliyetli bir üretim ekonomisinden, yüksek teknoloji ürünleri üreten ve ihraç eden inovatif bir ekonomik yapıya dönüşmesi gerekiyor.
Yüksek teknolojili ürünler üretebilmesi ve ticaret ile üretimde “sanayi ve uluslararası bir merkez” haline dönüşebilmesi için, Türkiye’nin üst yapı kurumlarında, eğitim sisteminde radikal ve kapsamlı bir kurumsal reformlar yapması gerekiyor. Her gelişim ve değişim aşamasının yeni stratejiler gerektirdiğini unutmamak önemlidir. Geçişler çok zordur ve devamlı bir süreçtir.
Not: Bu çalışmamızda, dış ticaret istatistikleri için, “International Trade Center, Trade Map (www.trademap.org)” hesaplamaları kullanılmıştır.
[1] Türkiye Cumhuriyeti Ile Çin Cumhuriyeti Arasında 4 Nisan 1934 Tarihinde Ankarada İmza Edilen Dostluk Muahedesinin Tasdikına Dair Kanun,” T.C. Resmî Gazete, June 9, 1934, 2722, https://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/2722.pdf; Necatİ Demircan, “Interactions Between Two Republics: The Republic of Turkey and the Republic of China (1923-1949),” Belt & Road Initiative Quarterly 3, no. 1 (2021/2022): 26–39.
“China, Turkey Issue Joint Declaration on Establishing Strategic Relationship of Cooperation,” Embassy of the People’s Republic of China in the Republic of Turkey, September 9, 2010, https://www.mfa.gov.cn/ce/cetur//eng/ztgx/t759783.htm.
“Relations between Türkiye and People’s Republic of China,” Rep. of Turkey Ministry of Foreign Affairs, accessed February 7, 2022, https://www.mfa.gov.tr/relations-between-turkey-and-china.en.mfa.






Bir cevap yazın