“Bir yığın prens ve prenseslerin şoför Nebahatleri, evlerinin hizmetçileri, sınıflarının hocaları, makalelerinin bağımlıları, bölümlerinin hamalları olarak karman çorman hayatlarıyla dünya güzeli kadınlar.”
Zamanın ve boş zamanın dönüşümü üzerine bir süredir düşünüyorum, okuyorum ve yazıyorum. Ama bu yazının asıl mimarı Ayça Tekin-Koru Hocamın yukarıdaki cümlesi oldu. Bazen tek bir cümle, insanın yıllardır zihninde dolaşan ama bir türlü adını koyamadığı bir hâli kristalize edebiliyor. Boş zaman üzerine düşünürken bende olan da tam olarak buydu. Fark ediyorum, görüyorum, adlandırıyorum. Ama biliyorum: Farkındalık gerekli koşul, yeterli koşul değil.






Bir cevap yazın