Son yıllarda enflasyon verilerinin sağlıklılığı ve Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bölgesel fiyat serilerini yayımlamama kararı tartışmalara yol açtı. TÜİK’in gerekçelerinden biri olarak, birçok gelişmiş ülkede de fiyat istatistiklerinin bölgesel düzeyde yayımlanmadığı açıklandı. Belki başka ülkelerin geçerli nedenleri vardır, kaldı ki böyle olmadığı ülke içi fiyat serileri hesaplama çalışmalarından anlaşılıyor (bkz. Costa vd., 2019). Genellikle fiyatlar geçinme ile ilgili olarak algılanmakla birlikte, ekonomik açıdan piyasalardaki dengeler ve piyasa yapıları hakkında en önemli göstergelerdir. Bölgesel ekonomik farkların yüksek olduğu Türkiye’de fiyatlar, bölgesel politikaların sonuçlarını anlamak ve yeni politikalar geliştirmek için önemli bir gösterge teşkil edecektir. Özellikle de, çeşitli krizlerde, bölgelerin ne kadar dayanıklı (resilient) ve/veya ne kadar çevik (agile) olduklarını anlayabilmek için bölgesel fiyatların araştırılması politika yapıcılar için yol gösterici olacaktır. Türkiye’nin geçmişteki iki dışsal krizi 1929 Büyük Buhranı ve İkinci Dünya Savaşı’nın bölgelere nasıl yansıdığını tartışmak hem geçmişe bir bakış sağlayabilir hem de izlenen politikaların etkilerinin farklılıklarını görmeye katkıda bulunabilir. Bu iki önemli krizde şehirler düzeyinde fiyatların nasıl farklılaştığını görmenin, bugüne gelirken bölgesel fiyatların örüntüsündeki değişmeyi anlamamıza katkıda bulunmasını bekleyebiliriz.






Bir cevap yazın