Fırtınalı Beyin (Unruhiger Geist): Lord Ralf Dahrendorf – Bahri Yılmaz


UNUTULMAYANLAR

Fırtınalı Beyin (Unruhiger Geist): Lord Ralf Dahrendorf

Yıllar önce ünlü “Die Zeit” gazetesi Lord Dahrendorf’u bu şekilde tanımlamıştı. 17 Temmuz 2009 tarihinde aramızdan ayrılan ünlü sosyolog Professor Ralf Dahrendorf’un ismini Almanya’da öğrenciliğim döneminde yaşadığım “1968 Öğrenci Hareketi” sırasında duymuştum. O dönemde üniversite öğrencileri arasında geniş ve etkin bir yeri vardı. Örneğin 1968 öğrenci hareketinin lideri Rudi Duschke ile Dahrendorf’un TV arabasının üstünde yaptığı söyleşi hala hafızalardadır. Daha sonraları ise şöhreti gerek üniversite gerekse Alman politika hayatında hızla yayılmaya devam etmiştir.

Ralf Dahrendorf, hayat hikâyesini 2002 yılında yayınlanan Über Grenzen (Sınırlar Ötesi) adlı kitabında toplamıştır. Dahrendorf 1 Mayıs 1929 yılında Hamburg’ta doğmuştur. Babası, Gustav Dahrendorf, 1932 yılında Sosyal Demokrat Parti’den Hamburg milletvekili olarak Alman Parlamentosuna (Reichstag) seçilmiştir ve Nazi döneminde defalarca tutuklanarak hapse girmiştir. Bu nedenle Dahrendorf’un çocukluğu o dönemde babasının siyasi görüşlerinden ötürü son derece zorlu geçmiştir. Lise öğrenciliği sırasında ise Hitler rejimine karşı faaliyetleri nedeniyle 12 Aralık 1944 ile 29 Ocak 1945 yılları arasında hapis yatmıştır. Hapis yatmasının bu süre içersinde kendisinin özgürlük fikrinin gelişmesinde ve daha sonraları tavizsiz bir liberal düşünce savunucu olmasında önemli bir katkısı olduğu düşüncesindeyim. 1974 yılında BBC dersleri adı altında yayınlanan Die Neue Freiheit (Yeni Özgürlük) adlı dizide, bu süreci ve hapiste içine düştüğü bunalımı bütün açıklığı ile anlatmaya çalışmıştır.

Savaş sonrası 1947–1952 yılları arasında Hamburg Ünviresitesinde Helmut Schmidt ile aynı dönemde yüksek öğrenimine başlamış ve Felsefe ve Klassikler program dallarını seçmiştir. 1952 yılında doktorasını yapmak üzere London School of Economics’de eğitimine başlamıştır. Uzun süren bir Nazi Almanya sı döneminden sonra “The School of Economics” (LSE)’deki özgürlük ortamı onu hayatı boyunca etkilemiştir. Karl Marx ve Max Weber’den son derece etkilenmiştir.

Burada Karl Popper, Karl Mannheim, Tom Marshall, Lionel Robins ve Friedrich von Hayek gibi ünlü hocalardan dersler almıştır. Dahrendorf “Sınıf ve Sanayi Toplumunda Sınıfsal Çatışma” kuramına önemli katkılarda bulunmuştur. Daha sonraları kazandığı bir bursla Stanford Üniversitesi’ne cebinde taşıdığı 2500 dolarla gittiği bu seyahatini keyifli bir şekilde hikâye eder. Burada ünlü ve daha sonra Nobel ödülü alan ünlü ekonomistler Robert Solow, Milton Friedman, George Stiglitz ve Kenneth Arrow ile tanıştığını ve birlikte poker oynadığını esprili bir şekilde anılarında söz eder. Daha sonraları ise Almanya’ya geri dönerek, sırasıyla Hamburg, Tübingen ve Konstanz Üniversitelerinin sosyoloji kürsülerinde öğretim üyeliği yapmıştır.

Dahrendorf, 1968–69 yılları Baden-Würtemberg eyalet meclisi üyesi; 1969–70 yılları arasında Alman Parlamentosu üyesi ve ayni zamanda Alman Dışişleri Bakanlığı Devlet Sekreterliği görevinde bulunmuştur. 1974 yılında AB Komisyonu üyesi olmuştur. 1974 -1984 yılları arasında 10 yıl süre ile LSE’nin Direktörlüğünde bulunmuştur. Dahrendorf, bu görevinden ayrılırken Huw Welden onu Prens Albert’ten (Kraliçe Victoria’nın eşi) sonra İngitere’deki en ünlü Alman olarak tanımlamıştır.1995 yılında LSE: A History of the London School of Economics and Political Science( LSE’nin Tarihi) adlı kitabını yayınlamıştır. Bir ara tekrar Konstanz Üniversitesine dönmüş (1984–86) ve daha sonra tekrar İngiltere’ye gelerek Oxford Üniversitesinde “The Warden of St Antony’s College” görevini (1987–1997) üstlenmiştir.

Dahrendorf bilimsel çalışmaları nedeniyle ödüllendirilmiştir ve dünyanın çeşitli üniversitelerinden kendisine 23 fahri doktora payesi verilmiştir. 1988 yılında Alman vatandaşlığının yanı sıra İngiliz vatandaşlığına da geçmiş ve bu iki ulusal kimliği yaşamı boyunca benliğinde taşımıştır. Öyle ki daha sonraları Kraliçe II. Elisabeth tarafından 1993 yılında “House of Lords” üyeliğine seçilmiştir. Bu ikili ulusal kimliği, grup içerisinde İngilizce, ikili görüşmelerde ise Almanca konuşarak sürdürürdü. Bende bıraktığı izlenime göre mesafeli İngiliz kimliği daha ağır basıyordu. Yaşamı boyunca sayısız makalelerinin yanı sıra 25’e yakın kitap yazmıştır. Zaman zaman siyasi ve toplumsal görüşlerini Almanya’nın ünlü haftalık gazetesi “Die Zeit”de yayımlamayı sürdürmüştür.

1994 yılında St Antony’s College de bulunduğum sıralarda Ralf Dahrendorf ile tanışma fırsatını buldum. Konferans ve derslerinden etkilenmiştim. 2004 yılında kendisini bir konuşma yapmak üzere Sabancı Üniversitesi’ne davet ettim ve 5 Ekim 2005 tarihinde konferans vermek üzere Istanbul’a geldi. Konferansın konusu “United or Open: European Alternative”. İstanbul’a ikinci gelişi olduğunu söyledi. İlk gelişinin AB komisyon üyesi görevli olduğu dönemde Boğaziçi köprüsünün açılışı nedeniyle geldiğini anlatmıştı.

İstanbul’da bir hafta kadar kalan Dahrendorf’tan hayat hikâyesini ve AB ile ilgili görüşlerini tekrar dinleme fırsatını buldum. Türkiye üzerine konuştuk. Bana Nazi Almanya’sında geçen gençlik yıllarını anlattı. Savaş öncesi ve sonrası Berlin şehrinin yaşamında önemli bir yeri vardı. Sohbetimiz sırasında babasına olan hayranlığı ve üzerindeki etkisi hemen hissediliyordu. Dahrendorf, 1990’lı yılların başında Avrupa’da Sosyal Demokrat Hareketin sonuna gelindiğini söyleyerek tartışma başlatmıştı. Bu savı Almanya’da büyük yankı uyandırmıştı. Gelişmeler Dahrendorf’u haklı çıkardı: Sovyetlerin dağılmasından sonra Avrupa genelinde genellikle “Muhafazakâr”ların iktidarda olduğu dönemler başladı ve halen muhafazakâr görüşlü iktidarların çoğunlukta olduğu dönemleri yaşamaktayız. Dahrendof, Türkiye’nin AB’ye üyeliğini savunuyordu. Kendisine belki de en çok sorulan “Neden İngiliz vatandaşı oldunuz?” sorusuna, “Siyasi görüşlerini savunmak için en uygun ortamın İngiltere olduğunu” vurgulayarak yanıt verdi. Anılarından söz ederken Alman Şansölyesi Helmut Schmidt’i öğrencilik yıllarından tanıdığını ve kendisini fazla otoriter bulduğunu, ancak yaşlandıkça birbirleriyle daha iyi anlaştıklarını esprili bir şekilde anlattı. Dinleyicileri sadece Sabancı Üniversitesi’nden oluşmuyordu, İstanbul’daki eski LSE ve St. Antony’s College mezunlarını da davet etmiştik. Bu eski mezunlarla da uzun uzun sohbet etti.

En son görüşmemiz ise 2005 yılı sonunda Londra’ya yaptığım bir ziyaret sırasında olmuştur. “Lordlar Kamarası”ndaki öğle yemeği sonrası bana uzun bir zaman ayırarak kütüphanesinden başlayarak “Lordlar Kamarası”nın önemli bölümlerini gezdirdi ve son çalışmaları hakkında bilgilendirdi. Bu görüşmemizde İngiliz Parlamenter sisteminin işleyişi ile ilgili o güne kadarki mevcut kuramsal bilgimin yanı sıra daha zengin bir bakış açısı edindiğim için kendimi şanslı sayıyorum. Daha sonra kendisi ile yazışmalarımız devam etti. Bana yazılarını ve kitaplarını göndermeyi sürdürdü. Bu yapıtları arasında beni en çok etkileyen kitaplarını Die Wiederbeginn der Geschichte (2004) –Tarihin Yeniden Başlangıcı, After 1989: Morals, Revolution and Civil Society (1997) 1980 Sonrası Etik, Devrim ve Sivil Toplum ve Versuchungen der Unfreiheit (2006) Esaretin Deneyimleri olarak sayabilirim.

80. yaş gününde hastalığı oldukça ilerlemişti ve beş yıl önce bu ünlü bilim adamını kaybettik. Lord Dahrendorf’u yakından tanımış olmaktan dolayı mutluyum… Bu kısa yazımda kendisini genç kuşaklara tanıtmak istedim.

 

  • Bu yazı ilk olarak, 1024’te Görüş’te yayımlanmıştır: “Unruhiger Geist: Lord Ralf Dahrendorf”, Görüs, Tusiad, Dezember 2014. Istanbul.

Eğitim İktisat Lisansı, İstanbul Üniversitesi, 1966; İktisat Teorisi Doktorası, Bonn Üniversitesi (Almanya), 1973. Araştırma Alanları Makro ekonomi, Uluslararasi iktisat, İktisadi Düşünce tarihiKalkınma ekonomisi ve Avrupa Economik Entegrasyonu. Ödüller Alexander von Humbolt Stiftung - Stiftung Wissenschaft und Politik in Berlin 2009 Research Fellowship - DAAD 2008 Visiting Fellow - Pembroke Collage, Cambridge 2008 Visiting Fellow - Center for European Studies, Harvard University 2008

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.