Krizlerdeki Kayıplar Ve Uzun Durgunluk – Osman Aydoğuş


24 Ocak 1980 kararları ile başlayan dışa açılma-serbestleşme sürecinin derinleşmesiyle birlikte Türkiye ekonomisinde istikrarsızlığın büyüdüğü, krizlerin sayısının giderek arttığı bilinen bir olgu. Gerçekten de 1980 öncesinde planlı dönemde ekonomi yalnızca 1979 yılında yüzde 0,6 oranında küçülmüşken, 1980 sonrasında yeni-liberal dönemde tam 6 kez çok ciddi oranlarda küçüldü. Altıncı krizin içindeyiz. 2018 yılının son çeyreğinde başlayan daralma 2019 yılının ilk yarısında da devam etti. Öyle görünüyor ki, ekonomi 3. çeyrekte de küçüldükten sonra, baz etkisiyle son çeyrekte gelebilecek küçük bir artışın ardından, yılın tamamını ciddi bir gerileme ile kapatacak. Sonrasında, düşük büyümenin öznitelediği uzun bir durgunluk dönemi yaşayacağız büyük olasılıkla. Ekonominin bu yıl daralacağı kesin, ancak daralmanın boyutu tartışma konusu. TÜİK son GSYH tahmininde ilk iki çeyrekteki büyüme (küçülme) oranılarını sırasıyla yüzde -2,4 ve yüzde -1,5 olarak açıkladı. Küçülme beklentilerin altında kaldığından, içeride ve dışarıda bir iyimserlik havası esti. OECD, IMF ve kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Türkiye ekonomisinin 2019 yılı büyüme hızı projeksiyonlarını TÜİK’in 2. çeyrek büyüme tahminlerini dikkate alarak Eylül ayında hep birlikte yukarı doğru revize ettiler. OECD, Mayıs Ara Raporunda -2,6’ya indirdiği büyüme hızını Eylül raporunda tam 2,3 puan birden yükselterek -0,3’e çıkardı. IMF de daha önce yüzde -2,5 olarak öngördüğü 2019 büyüme hızını Eylül raporunda revize ederek +0,25 puana yükseltti. Fitch ise Haziranda -1,1 olarak öngördüğü büyüme hızını Eylül sonunda -0,3 puana çıkardı. Buna karşılık, yeni OVP’de (Orta Vadeli Program), geçen yılın OVP’sinde yüzde 2,3 olarak ögörülen 2019 yılı büyüme hızı tam 1,8 puanlık bir gerilemeyle 0,5 puana indirildi.

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 108
Sayfa Aralığı: 14 - 19

WordPress › Hata