Küresel ölçekte son yıllarda derinleşen ekonomik dalgalanmalar, iklim değişikliğinin hızlanan etkileri, bölgesel ve uluslararası savaşlar ile tarım-gıda ticaretini yeniden şekillendiren korumacı ya da stratejik ticaret politikaları, tarımsal üretim sistemlerini çok boyutlu biçimde dönüştürmektedir. Bu dönüşüm yalnızca bitkisel üretim ve hayvancılık etkinliklerinin maliyet, verimlilik ve süreklilik koşullarını etkilemekle kalmamakta; aynı zamanda gıda arzının istikrarı, kırsal hane halklarının geçim stratejileri, tarımsal istihdam yapısı, doğal kaynak kullanımı ve üretim planlaması üzerinde de belirleyici olmaktadır. Özellikle girdi piyasalarının küresel tedarik zincirlerine bağımlı yapısı, enerji ve gübre fiyatlarındaki oynaklık, su stresi, hava sıcaklığı artışı, kuraklık, aşırı hava ve iklim olayları ve jeopolitik gerilimlerin tarımsal piyasalar üzerindeki baskısını artırmıştır. Bu çerçevede tarım sektörü, yalnızca iklimsel ya da biyojeofiziksel risklerin değil, aynı zamanda ekonomik ve jeopolitik etkilenebilirliklerin de yoğunlaştığı stratejik bir alan hâline gelmiştir.






Bir cevap yazın