Kuyruk Endeksi – Berk Kayabalı


Günlük yaşantımızın belli bir bölümü beklemekle geçiyor. Kimi zaman Black Friday, metrobüs, trafik ve alışveriş  kuyruğunda bekliyor; kimi zamansa COVID-19 aşısını, güzel bir haberi, O’nu veya bir Godot’yu  bekliyoruz. Bu örneklerdeki beklemeleri çoğaltabiliriz.

Peki, bu kötü bir şey mi? Nereden bakıldığına göre değişir ama eğer beklediğiniz  şeyin sonucunda ona ulaşıyorsanız, bu iyi bir şey olarak değerlendirilebilir. Hatta belki de katlandığınız zahmetin  sonucudur onu değerli yapan unsur. Yani beklediğiniz şey güzelse, beklemek de güzel. O bekleyişlerden birisi var ki yılın sonuna geldiğimiz şu günlerde yeniden gündemde: İstanbul Eminönü’nde yer alan ünlü piyango bayisinin önünde yılbaşı piyango çekilişi için bilet almak isteyenlerin oluşturduğu kuyruk. Bu kuyruk öylesine uzun ki bazen kamera açılarına dahi sığmayabiliyor. Ekonomik tartışmalar söz  konusu olunca genellikle enflasyon, döviz kuru, GSYH ve işsizlik gibi makro ekonomik göstergeler üzerinden tartışılır. Diğer taraftan, insanların tutum ve davranışlarını bilmek, o ekonomi hakkında size genel bir bilgi verir çünkü en nihayetinde ekonomiye yön veren şey insanların tutum ve davranışlarıdır. İşte buradan yola çıkarak Türkiye’de ekonominin iyi ve kötü zamanlarında şans oyunlarına insanlar ne şekilde yöneliyor sorusu ele alınacaktır. Örneğin, ekonominin daralma dönemlerinde, işsizliğin arttığı durumlarda bir umuttur diyerek  kısa yoldan zengin olmak için şans oyunlarına talep artıyor mu, yani ekonomik küçülmelerde şans oyunları kuyruğu uzuyor mu bu sorulara yanıt aranacaktır.

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 122
Sayfa Aralığı: 94 - 95

Bu makalenin tamamını okumak için satın almalısınız.

Bir cevap yazın