Sosyal Bilimciler Konuşuyor – Demet Lüküslü


Editörümüz Ömer Faruk Çolak’ın Sosyal Bilimciler Konuşuyor köşesinde bu ayki konuğu Yeditepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Demet Lüküslü.

Ömer Faruk Çolak: İktisat ve Toplum Dergisi’nin değerli okurları “Sosyal Bilimciler Konuşuyor” köşemizin bu ayki konuğu Yeditepe Üniversitesi’nden Demet Lüküslü. Demet Hocam hoş geldiniz. İlginç konuları konuşacağız, ağırlığı gençlik konusuna vereceğiz. Geleneksel olarak sorduğum bir soruyla başlayayım: Demet Hocam, akademisyen olmaya nasıl karar verdiniz? Nasıl bir eğitimden geçip de bugünkü Demet Lüküslü oldunuz?

Demet Lüküslü: Zor bir soruymuş aslında. Bu soru sayesinde insan kendi geçmişine gidiyor, kendi çocukluğuna ve gençliğine gidiyor. Ben Üsküdar Amerikan Lisesi mezunuyum ve Üsküdar Amerikan’da ortaokul ve liseyi okurken -tabii o zaman farklı eğitim sistemi vardı- aslında aklımda Dışişleri’nde [Dışişleri Bakanlığı] çalışmak vardı. Doğrusunu söylemek gerekirse akademik kariyer ilk seçeneğim değildi. Tabii ki çok prestijli olarak gördüğüm, her zaman çok saygı duyduğum bir meslekti akademisyenlik ya da araştırma yapmak, makaleler yazmak, kitaplar yazmak vs. ama diğer taraftan da Birlemiş Milletler Modeli (Model United Nations) denilen kulübün öğrencilerinden bir tanesiydim. Hatta bizim lisemizdeki kulübün kurucu ekibindeydim diyebilirim ve işte orada BM’yi tanırken, Birleşmiş Milletler’in nasıl çalıştığını öğrenirken öyle bir kariyer düşünüyordum ama sonrasında aslında uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi okuyayım vs. derken bir yandan da Fransızca öğrenmenin ne kadar önemli olduğunu fark etmeye başladım, hem sosyal bilimler açısından ama aynı zamanda da kendimi geliştirmek açısından. Bu BM modeline giderken, aynı zamanda üniversite sınavı temposunda kendimi çok da bulamıyordum.

 

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 141
Sayfa Aralığı: 79-85

Bu makalenin tamamını okumak için satın almalısınız.

Bir cevap yazın