Tarım Politikaları Bağlamında Türkiye-AB Açmazı – Ahmet Şahinöz


Tarım üreticisinin örgütsüz bir biçimde piyasaya terk edildiği, tarımsal üretimde maliyetlerin yüksekliği ve verimin düşüklüğü gibi temel sorunların çözüme kavuşturulamadığı Türkiye’de bugün gıda güvencesi, her türlü bitkisel ve hayvansal ürünün bir bölümünün ithal edilmek zorunda kalındığı yabancı pazarlara bağlanmıştır.

Giriş

“Tarım politikası” yazınında, son elli yıldır kendinden en fazla söz ettiren ve üzerinde en fazla araştırma-yayın yapılan politika, hiç şüphesiz Ortak Tarım Politikası (OTP) olmuştur. 1962 yılında, Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun (AET) ilk ortak ekonomi politikası olarak uygulamaya giren OTP, kısa sürede üye ülkelerin gıda güvencesini sağlarken, izleyen yıllarda Topluluk’ta mali yük ve dünya tarım piyasalarında ticari karmaşa kaynağı olmuştur. Bunun içindir ki OTP, Avrupa’nın hem “motoru ve çimentosu” (Delorme, 2004: 15), hem de “en önemli çıbanbaşı” (Blanchet-Revel, 1999: 87) unvanlarını elinde bulunduran bir ekonomi politikasının adıdır. Küreselleşmenin dayattığı liberal politikalara uyum sağlamak ve iç tepkilere neden olan tarımsal desteklerin mali yükünü hafifletmek için 1992 yılında başlatılan Reform süreci, günümüzde çevre kaygılarından doğan bir dönüşüme, tarımı “yeşillendirme” hedefine odaklanarak yoluna devam etmektedir.

Sayı: İktisat ve Toplum Dergisi 134
Sayfa Aralığı: 29-49

Bu makalenin tamamını okumak için satın almalısınız.

Bir cevap yazın