2025 yılı, Türkiye’nin iklim politikaları açısından tarihsel bir eşik oluşturdu. 2025 Temmuz ayında yürürlüğe giren Türkiye’nin İlk İklim Kanunu, ulusal düzeyde iklimle mücadeleyi yasal çerçeveye taşıyan en kapsamlı adımdır. Ancak aynı dönemde ülke genelinde yaşanan rekor sıcak dalgaları ve büyük orman yangınları, bu yasal düzenlemelerin ne denli acil ve hayati olduğunu da acı bir şekilde hatırlattı. Bir yanda emisyon ticareti sistemi, sürdürülebilir finans ve zorunlu raporlama gibi kurumsal mekanizmaları tanımlayan yeni kanun; diğer yanda binlerce hektarlık alanı kül eden yangınlar ve milyonlarca insanı etkileyen aşırı sıcaklar… Bu çarpıcı karşıtlık, iklim krizinin artık soyut bir gelecek tehdidi değil, günümüzün yakıcı gerçeği olduğunu ortaya koymaktadır.






Bir cevap yazın