İktisat bilimi, tarihsel yolculuğu boyunca iki temel çekim merkezi arasında şekillenmiştir: Kendi kuramsal zarafetine ve matematiksel tutarlılığına odaklanan “pür bilim” arayışı ile toplumsal sorunlara öncelik veren, çözüm odaklı “zanaat” pratiği. Bu iki kutup arasındaki gerilim, disiplinin sadece metodolojisini değil, aynı zamanda varlık sebebini de belirlemiştir. Bu sorgulama, tıpkı sanat alanındaki “Sanat mı, zanaat mı?” ya da “Sanat, sanat için midir, yoksa toplum için mi?” tartışması gibi, disiplinin bilimsel kimliği, metodolojik zarafeti (sanat), pratik uygulanabilirliği (zanaat) ve etik yükümlülüğü arasındaki sürekli gerilimi yansıtır. Bu ikilem, iktisadi düşüncenin tarihsel sürecinde kritik dönemeçleri ve farklı iktisat okullarının temel ayrım noktalarını belirlemiştir.






Bir cevap yazın